Yetersiz Uyku Bunama Riskini Artırıyor

İngiltere’de yapılan bir araştırmada yetersiz uykunun bunamaya (demans) neden olan beyinsel değişimleri tetikleyen bir faktör olabileceğine dikkat çekildi.

İngiltere’de 50’li yaşlardaki 8 bin kişiyi 25 yıl boyunca inceleyen ve Nature Communications’da yayınlanan araştırma 50 ve 60’lı yaşlarında yeterince uyumayan kişilerin yaşlandıklarında bunama olasılığının daha yüksek olabileceğini gösteren bulgulara erişti.

Araştırmaya imza atan uzmanlar her hafta bir gece altı saat veya daha az uyuyan kişilere yaklaşık otuz yıl sonra bunama teşhisi konulması ihtimalinin, düzenli olarak yedi saat uyuyanlara göre yaklaşık yüzde 30 daha fazla olduğunu açıkladı.

Araştırmacılar 1980’lerin ortasında İngiliz devlet memurlarının Whitehall II adlı önemli bir çalışmasının tıbbi kayıtlarından yararlanarak, 7 bin 959 katılımcının 1985 ile 2016 arasında altı kez dosyalanan raporlarında kaç saat uyuduğu bilgisine erişti. Çalışmanın sonunda, ortalama 77 yaşında 521 kişiye demans teşhisi kondu.

Bu araştırmaya kadar demans teşhisi konulmasından 30 yıl önceki uykusuzluğun hastalığın faktörlerinden biri olduğunu söylemenin imkansız olduğunu belirten Nöroloji ve psikiyatri profesörü Dr. Kristine Yaffe, “Araştırma, uykusuzluğun gerçekten bir risk faktörü olduğuna dair güçlü kanıtlar sunan bir çalışma” diyor.

Alzheimer ile ilişkili protein birikimleri gibi demans öncesi beyin değişikliklerinin de insanların hafıza ve düşünme sorunları sergilemesinden yaklaşık 15 ila 20 yıl önce başladığı biliniyor. Bu nedenle de bu zaman dilimindeki uyku düzenleri, hastalığın ortaya çıkan bir etkisi olarak kabul edilebiliyor.

Araştırmanın demans ile yetersiz uyku arasındaki ilişkisini daha da netleştirmek için uzmanlar 65 yaşından önce zihinsel sorunlar yaşayan kişileri sonuçlara katmadı. Araştırmanın yazarı Fransız Epidemolog Severine Sabia, “Demans için bir risk faktörü olarak görülen depresyon ve zihinsel sorunlar uyku sorunları ile çok kuvvetli bir ilişkiye sahip. Zihinsel hastalığı olmayan katılımcıların analizleri az uyuyan kişilerle artan demans riski arasındaki ilişkiyi ortaya koydu” diyor.

Bu ilişkinin kişilerin uyku hapı alması durumunda da devam ettiğini belirten Sabia, genel anlamda kadın ve erkekler arasında sonuçlarda bir farklılık olmadığının altını çiziyor.

Araştırmanın sınırları

Her araştırmada olduğu gibi bu araştırmada da az uyku ile demans arasında doğrudan bir ilişki olduğunu kesin bir dille belirtmek mümkün değil.

Bunun yapılamamasının ilk nedeni araştırmada katılımcıların uyku sürelerini kendilerinin açıklamış olması. Uzmanlar sonuçların subjektif olmasından dolayı doğruluk payının azalabileceği kanısında.

Bununla birlikte araştırmada çalışan uzmanlar belirli bir tarihte 4 bin katılımcının uyku sürelerinin ölçüm aletleri ile resmi olarak ölçüldüğünü ve sonuçların kişilerin açıkladıklarıyla örtüştüğünü söyleyerek alınan sonuçların güvenilirliğine vurgu yapıyor. Fakat bu noktadaki sorun alınan resmi sonuçların geç gelmesinde bulunuyor. Zira katılımcılar 69 yaşındayken bu sonuçların alınması, daha genç yaşlarda alınmasına oranla değerini azaltıyor.

Öte yandan katılımcıların çoğunluğunun beyaz ırktan gelmesi, İngiliz ortalamasına göre daha eğitimli ve sağlıklı olması da diğer sorunlar olarak göze çarpıyor. Ayrıca araştırma uykusuzluğun demansın hangi türünü tetiklediğini de göstermiyor.

Bu Yazıyı Paylaşın