tarafından eklendi tarafından eklendi
altinoz.com.tr

Şirket Müdürlüğünden İstifa Eden Sanığın, Bu Tarihten Sonra Şirketi İdare Etmeye Devam Etmesi ya da Şirketle İlgili Olması Halinde Sahte Faturadan Sorumluluğu Devam Edebilir

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi

Esas No : 2019/3373
Karar No : 2020/4744
Tarih : 22.09.2020

İÇTİHAT METNİ

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : 2008 takvim yılında işlenen suçtan; Mahkumiyet,2010 takvim yılında işlenen suçtan; Beraat

DAVA ve KARAR :

Antalya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 09/09/2013 tarihli 2013-I/125 Sayılı mütalaası ve ekindeki 28/06/2013 tarihli ve 2013-795/51 Sayılı vergi suçu raporu ile … Mad. Haf. Nak. Ltd. Şti.’nin müdürü olan sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunun ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/01/2014 tarihli ve 2014/2490 Esas sayılı iddianamesinde yukarıda belirtilen mütalaa ekindeki vergi suçu raporuna atıfta bulunulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bir numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

1-) Sanık hakkında 2008 ve 2010 takvim yıllarında “sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın, hakkında sahte fatura düzenleme suçundan vergi tekniği raporu bulunan … İzolasyon Ltd.Şti.’ne ait 7 adet sahte faturayı alarak kullandığı anlaşıldığından 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyetine; sanığın 02/01/2009 tarihinde şirketteki tüm hisselerini devrettiğinden şirketle bir ilgisinin kalmadığından bahisle 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan beraatine hükmedilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; … İzolasyon Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcileri hakkında ilgili takvim yılında “sahte fatura düzenleme suçundan” dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması; sanığın şirketteki tüm hisselerini 02/01/2009 tarihli hisse devir sözleşmesi devrederek şirket müdürlüğünden istifasına karar verilmiş ise de söz konusu hisse devir sözleşmesinin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmemesi nedeniyle sanığın şirket faaliyetleriyle ilgili 2010 yılına ait beyanname, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığının araştırılması, gerekirse suça konu faturaları düzenleyen şirket yetkilileri dinlenerek sahte faturaları kimden hangi ticari ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin sorulması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,

2-) UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında aynı mükellefiyet dolayısıyla 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan başka bir kamu davasında, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.11.2013 ve 2011/814-2013/771 Sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği, sanığın kullandığı iddia edilen faturalar arasında temyiz incelemesine konu … İzolasyon Ltd. Şti. ve Arpej İnş. Ltd. Şti.’nin faturalarının da bulunduğu ve anılan kararın temyizi üzerine dosyanın Dairemizin 2017/9675 esas sırasına kaydedildiğinin anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamaya neden olmamak bakımından ve sanığın aynı takvim yılında başka mükelleflere ait kullandığı sahte faturalara ilişkin tespitin yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerekeceği hususu da dikkate alınarak; Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/814 Esas ve 2013/771 Karar sayılı dosyasının duruşmaya getirtilip incelenmesi, suça konu faturaların temyiz incelemesine konu faturalar olup olmadığının tespit edilmesi, mümkün olması hâlinde davaların birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

3-) Kabule göre de;

5237 Sayılı TCK’nin 53/3. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ :

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 22.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.