altinoz.com.tr

Dolçe Vita Ekonomisinin Sonuna Geldik

Dost muhabbetleri ve benimle görüşmek için bir saatime eski ABD Başkanı Clinton’dan daha fazla ücret ödeyen dünyanın dev firmalarının temsilcilerinin en sık sorduğu soru şu: “Benimle yatar mısın?” Pardon, kanal karıştı. Bu satırlar öldükten sonra yayınlanacak Hatırat-ı Aliye-i FÖŞiyat’ta yer alacaktı.

Başa aldık: En sık sordukları soru şu: “AKP senin anlattığın kadar cenabet bir yönetim sergiliyorsa, niye seçmen ondan vazgeçemiyor?” Bu soruya asla “seçimlerde hile var” diye cevap vermedim, çünkü halkıma hakaret olur. “Muhalefet Kılıçdaroğlu’nun yerine FÖŞ’ü getirse, anında görüntü alırız” da demedim. 2 cevap var. Bir böylesine aşılmaz bir medya kontrolü bende olsa, Rusya’da Putin’i deviririm. İki, 15-20 milyon nüfusu beslesem ben de seçim kazanırım.

Öyle bir medya çitileme-yumoşlama operasyonu var ki, her yediğimiz bok dünya tarihine geçecek icraat olarak lanse edilip, bu konulara fazla takılmayan seçmene pazarlanıyor. Size iki örnek vereyim.

Rus jetini düşürdük (iyi de ettik), Putin de ambargo koydu. Sonra ne oldu? Bir sene her gün caddelerde “Kafkasları geçeriz, Moskofları öperiz” naraları attık. Bir gün utanç verici bir özür mektubu eşliğinde teslim olduk. Medya bunu başarı diye sattı.

Canım kadar sevdiğim, ve uğruna asla canımı vermekte tereddüt etmeyeceğim RTE die Welt muhabiri Deniz Yücel için şöyle dedi: “Erdoğan, Silivri Cezaevi’ndeki tutuklu Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in Almanya’ya iade edilmeyeceğini belirterek, Yücel’in bir kez daha ‘ajan ve terörist’ olduğunu söyledi”. Sonra, Berlin Bloomberg’e “Alman bankaları krediyi kesecek” diye bir haber sızdırdı, Yücel bile nasıl serbest kaldığına şaşırdı.

Bir ay sonra yalnız Peder Brunson’ı serbest bırakmakla kalmayacağız, İran yaptırımlarını öyle bir uygulayacağız ki, Beyaz Saray’da “en özgün yaptırım uygulaması ödülü” verecekler. Medya, bunu da “Stratejik ortak ABD’yle işler tıkırında” diye manşetlendirecek.

Şimdi de televizyonlara çıkp, orda-burda demeç verip, “yok canım, işler o kadar kötü değil, bakın toparlanıyoruz işte” diye ahkam kesen kişiler var. Bazıları da “Belli olmaz, kurtarırız belki” diye “çitin üstüne tünüyor”. Yok öyle şey, tahmin mesleğinde husyeleri masanın üstüne koyacaksın, ya çekici yersin, ya herkes öpücük kondurur.

Size şimdü nasıl herkesin yanıldığını, bir TEK FÖŞ’ün haklı olduğunu anlatacağım.

Tam şu anda, Odin’in kısmeti, Reuter’sden Temmuz enflasyon öngörü anketi geldi, paylaşalım, gönüller şenlensin:

“Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) Temmuz ayında gıda fiyatları ana belirleyici olmak üzere ulaştırma, ev eşyası ve otel fiyatları kalemleri öncülüğünde yüzde 0.9 artış bekleniyor.

Yıl sonu enflasyon tahminleri ise son dönemde TL’deki değer kaybı ve genişlemeci maliye politikaların da etkilediği beklentilerdeki bozulmalarının yansıması olarak bir önceki anketteki yüzde 12.5’ten yüzde 14’e yükseldi”.

Usta bir yazar, önce okuru yanıltmak için ters manyelle başlar, yani yanlış yönlendirme yapar. Ben de öyle yapacağım.

Harcamaların iyi bir öncü göstergesi olan TUIK’in sektörel endekslerine baktığımızda, Temmuz’da karamsarlığın geride kalıp, dirilişin başladığını müşahede ediyoruz:

Öylesine geniş kapsamlı bir diriliş var ki inşaatçıların bile morali düzelmiş!

Devam edelim, artık cebindeki Kobra’dan korkup AVM’e gidemeyen tüketici bile morallenmiş Temmuz’da:

Bu grafikte kırmızı çizgi TUIK-TCMB Tüketici Güven Endeksi, tembellikten BloombergHT’ninkini yazıya eklemedim, onlarınkinde patlama var. Aştık Abi, AKP seçimden çifte zaferle çıktı, ve en kötüsü geride kaldı.

Heyhat, gerçekler hiç de öyle değil. Yine aynı grafikte imalat sanayinin ruh halini gösteren Reel Sektör Güven Endeksi var, nerdeyse 1 yıllı dip yapmış. Alt kalemler de fecaat:

Dikkat edin, imalatçı sipariş alamıyor, ama üretimi artıracak, kafaya bak sen!

Şimdi bu verileri bir perspektife oturtalım. Niye moraller düzeldi? Cevabı basit!

Seçim kazanmak için TL74 milyar (aslında TL 90 milyar-nakit bütçedeki rakam) harcamışız Haziran’da. Devletin ekonomiye net gelir katkısı olan faiz-dışı açık, net TL23 milyar. Ehh, kıçından bu dozda kortizon yiyen bir ekonomi sütçü eşşeği olsa Veliefendi’de yarış kazanır be! Durun, daha doping iğneleri bitmedi, Temmuz’da enflasyon farkı ve seçim vaadi zamları, Ağustos’ta Bayram ikramiyesi var. AKP’ye yanlısı basının “durma yiğidim, harca” komutuna uyan gariban da her kuruşunu harcayacak bu ulufenin ve biz ekonomi canlandı sanacağız.

Ama bu canlanma en fazla 2 ay sürer. Çünkü modern ekonomiler kediyle, pardon krediyle, döner. Kredi, motor yağıdır, damarda dolaşan kandır. Kesersen hasta tak diye düşer bayılır. Bakın kredi hacminde genişleme nasıl durma noktasına gelmiş:

Size ev ödevi: 2001’den bu yana kredi hacminin böylesine yavaşladığı her dönemde 1-2 çeyrek içinde ekonomi de istop etmiş.

İşler iyiye gitmeyecek. Neden?

BİR: ABD ekonomisi 2Ç’de Y/Y %4 büyüdü. Fed 2019 boyunca faiz artıracak, otomatik olarak bizde de faizler artacak. Bunun yanında dolar da değer kazanırsa, Türkiye’ye sıcak para girmeyeceği gibi, vadesi gelen kredileri ödemek de imkansız hale gelecek.

İKİ: TCMB’den faiz artırımı bekleniyordu, pas geçti, n’oldu? TL ve DİBS faizleri anında depresyona girdi. TCMB faiz artırımları devam ederek ekonomide kalan enerjiyi limon gibi sıkacak.

ÜÇ: Berat Albayrak OVP’de bütçe tasarrufu sözü verdi, arkası gelmezse, öyle bir satış yiyeceğiz ki, elinde TL tutan herkes yollarda “yandım Odin” diye bağıracak. Sonra? Bakınız Reuters enflasyon anketi.

DÖRT: Kasım’da ABD İran’a yaptırımları başlattığında Brent 85 doların üstüne çıkacak, cari açık dikiş yerinden patlayacak. Daha şimdiden Hutsi’ler Hürmüz’den geçen Suudi tankerlerine saldırmaya başladı.

BEŞ: ABD’ye dalaşmaya devam edelim, bakalım bize kredi verecek kaç Amerikan bankası bulacağız.

Dolçe Vita bitti kardeşim. Siz 12 taksit hayal paketleri satanlar boş lafı bırakıp ortaya sürdüğüm, somut olarak dedillendirdiğim gerekçelere cevap versinler, ya da kesinler seslerini.

İşler iyiye gidecekmiş!! Hangi paralel evrende ya?   Bizim demokrasimizin dünyaya parmak ısırttığı Süt Kuzusu Galaksisi’n de mi?

Kaynak: paraanaliz.com-Atilla Yeşilada