AKP kulislerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partiyi kapsamlı bir değişim sürecine hazırladığı konuşuluyor. Parti kaynaklarının aktardığı kulis bilgilerine göre Erdoğan’ın hedefi, 2027 Mayıs ayında yapılabilecek bir erken seçime kadar hem parti yönetimini hem de iktidarı yeniden şekillendirmek. Bu kapsamda önce teşkilatlarda revizyona gidileceği, sonbaharda kabinede değişiklik yapılacağı, ardından olağanüstü kongreyle parti yönetiminin büyük ölçüde yenileneceği belirtiliyor. Kulislerde, seçim atmosferine girilirken emekli aylıkları ve asgari ücrette yüksek oranlı artışların da gündeme geleceği ifade ediliyor.
Erdoğan ve AKP, yoğun harcamalara başvursa da, böyle bir seçimi kazanabilir mi?
Aşağıdaki anket ortalamaları, AKP-MHP ittifakının genel seçimde TBMM’de çoğunluğu elde etmesinin oldukça güç olduğuna işaret ediyor. Ek olarak, MHP’nin anket ortalaması %7,9 ki, olası bir seçimde eğer Barış Süreci halkı tatmin edecek biçimde nihayete erdirilmezse, MHP baraj altında kalabilir.
Erdoğan’ın CHP’deki kaosun oyları bölerek ona ve Cumhur İttifakı’na seçim zaferi kazandıracağını düşünmesi mümkün. Nitekim, bu konuda elimizdeki en taze anket şu sonuçları veriyor:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla göreve dönmesinin ardından parti genel merkezinde yaptırılan ilk anket, yaşanan krizlerin partinin oy oranlarına olumsuz yansıdığını ortaya koydu. CHP’nin masasına gelen son araştırma sonuçlarına göre, 21 Mayıs sonrası süreçte yaşanan oy kaybı yüzde 7’ye ulaştı. Parti kurmayları, yaşanan bu gerilemeyle birlikte ana muhalefetin oy oranının yüzde 24-25 bandına indiğini, AK Parti’nin ise bu süreçte birinci parti konumuna yükseldiğini belirtti.
Ankette yer alan en dikkat çekici senaryolardan biri de Özgür Özel cephesinin olası bir yeni parti kurma hamlesi üzerine oldu. CHP kurmaylarının aktardığına göre; böyle bir ayrılık gerçekleştiği takdirde CHP’nin oyları yüzde 13-14’lere kadar taban yapabilir. Yeni kurulacak partinin oy oranı ise yüzde 16-17 seviyesini bulabiliyor. Ortaya çıkan bu tablo, CHP seçmeninin iki ayrı yapıya bölünmesi halinde her iki tarafın da mevcut potansiyelinin oldukça altında kalacağı şeklinde yorumlandı.
Öte yanda, Özgür Özel’in ayrı bir parti kurması oy dinamiklerini kökten değiştirebilir.
Öncelikle, Özel’in masasında ankete göre, seçmen mutlak butlan kararını siyasi bulup, CHP’ye sempati oyu verebilir:
3-11 Haziran tarihlerinde 2 bin 94 kişiyle gerçekleştirilen bir araştırmanın sonuçlarına göre, kamuoyunda mutlak butlan kararına yönelik olumsuz değerlendirme dikkati çekti. Katılımcıların yüzde 61’i kararı yanlış bulurken, doğru bulanların oranı yüzde 25’te kaldı. Kararın niteliğine ilişkin soruda ise katılımcıların yüzde 65’i mutlak butlan kararını “siyasi”, yüzde 23’ü ise “hukuki” bir karar olarak değerlendirdi. Veriler, kararın kamuoyunda hukuki gerekçelerden çok siyasi saiklerle alındığı yönünde algılandığını ortaya koydu.
Velakin, aynı ankette mutlak butlanın Cumhur İttifakı’nı güçlendirdiğini düşünenler çoğunlukta.
AKP’den Erdoğan’a dönelim, Erdoğan İmamoğlu’nu ekarte etti. Mansur Yavaş veya Özel’in ona rakip olacağı bir seçimi kazanabilir mi?
Gazeteci Fatih Altaylı, ASAL Araştırma’nın son anket sonuçlarını paylaştı. Ankete göre, Erdoğan yüzde 35,7 oyla birinci sırada yer alırken, Mansur Yavaş yüzde 24,5 ile onu izliyor. Ekrem İmamoğlu yüzde 15,3 ile üçüncü, Özgür Özel ise yüzde 7,2 ile dördüncü sırada yer alıyor.
Ancak, bu tür bir anket yanıltıcı sonuçlar veriyor, çünkü hem Yavaş, hem de Özel’in aday olacağı varsayımı üzerine kurulu. Aynı anketi CHP adayının tüm muhalif oyları toplayacağı varsayımı üzerinde okursak, Erdoğan daha ilk turda kaybedebilir.
Erdoğan’ın 2027 baharında yapılacak bir seçimi kazanması için 3 şartın oluşması gerekir:
• Özel ve ekibi CHP’den ayrılacak ve yeni partinin seçime girmesine YSK izin vermeyecek.
• Özel ve Yavaş ya siyasi yasak alacak ya da Yavaş’ın aday olmaması ikna edilecek.
• Seçim öncesi harcamalar enflasyonu yükseltici değil, reel harcanabilir geliri destekleyici nitelik kazanacak.
Sonuç olarak, 2027 baharında erken seçim için Erdoğan açısından şartlar henüz olgunlaşmadı. Erdoğan’ın 2027 yılını yeni anayasa girişimi ve ekonomik performansı iyileştirmek için kullanıp, danışmanı Mehmet Uçum’un öne sürdüğü gibi Mayıs 2028’de seçime gitmesi daha olası.

