altinoz.com.tr

Yalnızca Karbondioksiti Değil, Metan Emisyonunu da Kesmeliyiz

Yeni bir araştırma, tek başına CO2’deki kesintilerin, 1.5 derece hedefine varmak için gereken azalmayı sağlayamadığını bir kez daha vurguladı.

Yönetişim ve Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IGSD) tarafından yapılan yeni bir araştırma, tek başına karbonsuzlaştırmaya dayanan iklim politikalarının, küresel ısınmayı uzun vadede  2 derecenin altında tutmak için yeterli olmadığını ve iklim değişikliğini engellemek yerine yakın vadede ek bir ısınmaya sebep olacağı sonucuna vardı.

“İklim değişikliğini zamanında azaltmak: Hem yakın hem de uzun vadeli küresel ısınmayı önlemek için kendi içinde tutarlı bir yaklaşım” başlıklı çalışmaya göre, metan gazı gibi kısa ömürlü kirleticilerin keskin bir şekilde kesilmesi,  iklim krizinin yaratacağı en kötü sonuçların önlenmesine yardımcı olabilir.

Buna göre, Paris Anlaşması’nda belirlenen küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyenin 1.5 derece üstünde sınırlandırma hedefine ulaşmanın yolu, karbondioksit emisyonunu azaltmanın yanında, metan gazı, siyah karbon, kurum, hidroflürokarbonlar (HFC) ve troposferik ozon gibi kısa ömürlü iklim kirleticilerin salımını da kesmekten geçiyor.

Aynı anda iki yarış

Çalışma, yalnızca CO2 emisyonlarını azaltmak, ancak metan ve HFC’leri kesmekte başarısız olmanın, kısa vadede (2050 öncesi) küresel ısınmayı hızlandıracağını ve ancak uzun vadede (2050 sonrası) yavaşlatabileceğini söylüyor.

IGSD baş bilimcisi ve çalışmanın baş yazarı Gabrielle Dreyfus, şöyle diyor:

“İklim felaketini önlemek için aynı anda iki yarıştayız. CO2’ye karşı maratonu kazanmak için kısa ömürlü iklim kirleticileriyle de mücadele ederek, yakın vadede ısınmayı yavaşlatmayı başarmalıyız.”

Araştırmada, ülkelerin iklim değişikliğini metan ve diğer kısa ömürlü iklim kirleticilerini dizginlemeden yalnızca karbonsuzlaştırma çabalarıyla (yani fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş yaparak) ele alması halinde gezegenin nasıl tepki vereceğini gösteren bir iklim modellemesi yapıldı:

Sonuçta, yalnızca karbonsuzlaştırmaya odaklanan çabaların, yakın vadede ısınmanın artmasıyla sonuçlanacağı görüldü.

Bunun nedeni ise fosil yakıtların hem karbondioksit hem de sülfat yayması: Yüzyıllarca atmosferde kalarak gezegeni yavaş yavaş ısıtan karbondioksitin aksine atmosferde yalnızca birkaç gün kalan sülfat, güneş ışığını uzaya geri yansıtarak çok kısa ömürlü bir soğuma etkisi yaratıyor.

Dreyfus, fosil yakıtlar yoluyla sürekli olarak sülfat salımının, fosil yakıt kaynaklı karbondioksit emisyonlarından yaşanacak  ısınmanın yaklaşık yarısı kadarını kısa vadede dengelediğini söylüyor.

Yenilenebilir enerjiye geçiş, sülfat emisyonlarının sağladığı kısa vadeli soğuma etkisini ortadan kaldıracak. Yani, karbondioksit emisyonlarının kesilmesiyle yaşanacak uzun vadeli soğutma gerçekleşmeden önce, gezegen birkaç on yıl daha ısınmaya devam edecek.

Ancak küresel ısınmada karbondioksit kadar payı olan metan ve kurum gibi diğer kısa ömürlü iklim kirleticilerinin kesilmesi, bu dengeyi sağlayabilir ve yakın vadede küresel ısınma etkisini azaltabilir.

Bilim insanları bunun, dünyaya iklim felaketini önlemek için bir “mücadele şansı” vereceğini söylüyor.

“Metanın ısıtma etkisi, atmosferde çok kısa süre kalmasına rağmen, CO2’ninkinin 80 katı kadardır. Geçen yıl insan faaliyetleri sonucu atmosfere tahmini 36 milyar ton karbondioksit, yaklaşık 640 milyon ton da metan salındı.”

“Metanın atmosferde kalma süresi yaklaşık dokuz yıldır, bugün yayılan karbondioksitin bir kısmı ise gezegeni binlerce yıl ısıtmaya devam edecek.”

Hızla büyüyen iklim sorununu, yavaş yöntemlerle çözemeyiz

Mevcut çalışma, iklim değişikliğini dizginlemek için karbondioksit yanı sıra kısa ömürlü iklim kirleticilerinin emisyonlarının azaltılması ihtiyacını belirleyen ilk çalışma değil.

2018’de Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporu da, kısa ömürlü iklim kirleticilerinin azaltılmasının, ısınmayı 1,5 C ile sınırlamaya yönelik çabalar için gerekli olduğunu belirtmişti.

IPCC raporu ayrıca, gezegenin bugüne kadar yaşadığı tüm ısınmanın neredeyse yarısının karbondioksit dışındaki sera gazlarından kaynaklandığını da kaydetmişti.

Scripps Oşinografi Enstitüsü‘nde atmosfer ve iklim bilimleri profesörü  ve çalışmanın ortak yazarı Veerabhadran Ramanathan, “10 yılda bir buçuk dereceyi geçecek ve ardından yaklaşık 25 yılda iki dereceyi geçeceksek odaklanmamız gereken şey bu. Önümüzdeki 25 yılda kısa vadeli felaketler olmaması için, uzun vadeli plana da sadık kalarak, kısa ömürlü kirleticileri kesmemiz gerekiyor.”

The Guardian‘a konuşan IGSD başkanı ve makalenin ortak yazarı Prof. Durwood Zaelke de CO2’de daha uzun vadeli kesintiler yaparken metanı da kesmenin küresel ısınmayı azaltmak için hızlı bir yol sunduğunu söylüyor:

“Hızlı giden iklim sorununu yavaş çözümlerle çözemeyiz. Hız ihtiyacını hissetmeye başlasak iyi olur. Bu, karbondan arınırken gezegeni korumanın en hızlı ve en umut verici yolu.”

Zaelke ayrıca, Avrupa hükümetlerini, yalnızca düşük oranlı metan sızıntısına sahip kaynaklardan gelen gazı ithal etmeye çağırdı.

Metan kaynakları neler?

Karbondioksitten 80 kat daha güçlü bir ısıtma etkisine sahip olan metan, ani iklim değişikliği için en güçlü faktörlerden biri.

Doğal gazın ana bileşeni olan metan (CH4), küresel gaz endüstrisi için oldukça önemlidir. Küresel doğal gaz endüstrisi, toplam atmosferik metan emisyonunun yaklaşık yüzde 8’inden ve insan kaynaklı metan gazının yaklaşık yüzde 13’ünden sorumludur.

Metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ı doğal olarak, sulak alanlar, termit ve hidratlardan gelir. Öte yandan bilim insanları, Arktik Okyanusu‘nda donmuş halde bulunan ve “karbon döngüsünün uyuyan devleri” olarak bilinen metan yataklarının çözünmeye başladığını ve Doğu Sibirya kıyılarında geniş bir alanına yayıldığını da açıklamıştı.

Fakat atmosferdeki metanın yüzde 60’ı enerji sistemleri, tarım, hayvancılık, çöplükler, atık arıtma ve biyokütle yakma dahil olmak üzere insan faaliyetlerinden kaynaklanır.

Kömür yakımının yanında  tarım ve hayvancılık faaliyetleri en büyük metan kaynaklarıdır.

“Metan emisyonları, petrol ve gaz araştırmalarından ve kaya gazı kuyularından kaynaklanan sızıntılar ve havalandırmanın ve gıda için yoğun çiftlik hayvanlarının yetiştirilmesinin sonucu olarak son yıllarda hızla yükseliyor.”

“Bu yılın başlarında Uluslararası Enerji Ajansı, birçok ülkenin metan emisyonlarını büyük ölçüde eksik bildirdiğini ve küresel sorunun önceden düşünülenden çok daha kötü olduğunu söyledi.”

Petrol ve gaz operasyonlarından kaynaklanan metan sızıntıları ve gazın  yakılması gibi zararlı uygulamaları durdurmak da metan emisyonunu sınırlandırabilir. Üstelik bunlar aynı zamanda günümüzün doğal gaz fiyatlarına olumlu etki sağlayabilir.

Dreyfus şunları söyledi: “Mesajımız iyimser, çünkü kritik yakın vadede küresel ısınmayı yavaşlatabilecek, maliyetsiz veya düşük maliyetli müdahaleler içeren stratejilerimiz var” diyor.

Taahhütler etkili olacak mı?

Geçen yıl COP26 iklim zirvesinden önce ABD ve AB, metan emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 30 oranında azaltmak için küresel bir taahhütte bulundu ve bu emisyonların yarısından fazlasından sorumlu 100’den fazla hükümet şu anda taahhüte imza atmış durumda.

Ancak bu azaltma hedefleri isteğe bağlıdır ve ABD ile diğer ülkelerin hedeflerine nasıl ulaşacakları belirsizliğini koruyor. Ayrıca, petrol ve gaz altyapısındaki sızıntılar nedeniyle dünyanın en yüksek metan emisyonlarından bazılarına sahip olan Rusya, bunlar arasında değil.

Benzer şekilde, 100’den fazla ülke son yıllarda HFC üretimini ve kullanımını aşamalı olarak azaltmak için uluslararası bir anlaşmayı onayladı. Montreal Protokolünde Kigali Değişikliği olarak bilinen anlaşmanın, 2100 yılına kadar yarım dereceye kadar ek ısınmayı ortadan kaldırması bekleniyor. ABD henüz bu uluslararası anlaşmayı onaylamadı.

Dreyfus, metan, HFC’ler ve diğer kısa ömürlü iklim kirleticilerini azaltma çabalarının ardından, önümüzdeki on yıllarda ısınmayı durdurmak için artık çok önemli olacağını vurguluyor:

“Yakın vadede bu ısınmayı yavaşlatmak için hangi kolların çekileceğini biliyoruz, sadece bunu kasıtlı olarak stratejimizin bir parçası haline getirmemiz gerekiyor.”