altinoz.com.tr

Uyum Sağlamaya Meyilliyiz

Bir topluluk içinde insanlar genelde kendi görüşlerini çoğunluğun görüşüne uydurma eğiliminde oldukları uzun süreden beri bilinen bir durum. Ancak bunun beyinde nasıl gerçekleştiği son yıllara kadar bilinmiyordu. 2011’de, Stanford Üniversitesi’nden psikolog Jamil Zaki ve ekibinin yaptığı araştırmalara göre bunun sorumlusu beynimizin ödül merkezi diye de bilinen ventromedial prefrontal korteks. Bu bölge, örneğin sevdiğimiz çikolatayı gördüğümüzde faal olan alan. İşte, Zaki ve ekibi, bu bölgenin insanların bir konuda diğer insanların ne düşündüğünü öğrendiklerinde de harekete geçtiğini keşfettiler. Beynin bu kısmı grup konsensüsü hakkında ne kadar çok bilgi gelirse o kadar hareketleniyor ve bu durum kişinin grup konsensusuna karşı olan eğilimini de arttırıyor.

University College London’dan sinirbilimci Lisa Knoll, bu uyum eğiliminin günlük hayatımızda yararlı olabileceği gibi, alışılmadık durumlarla karşılaştığımızda başkalarının deneyimlerinin bize rehberlik etmesine izin vermesi açısından da olumlu olduğunu söylüyor.

Ancak bu durumun yol açtığı tehlikeler de yok değil. Knoll’un yaptığı araştırma işte bu tehlikeleri gözler önüne seriyor. Knoll, insanların caddede karşıdan karşıya geçerken ellerindeki kâğıttan bir şey okumaları ya da emniyet kemerini kullanmadan araba kullanmak gibi durumlarda alacakları riski derecelendirmelerini istedi. Denekler önce ilk değerlendirmelerini yaptılar ardından kendilerine daha önceki deneklerin yaptıkları değerlendirmeler gösterildi ve isterlerse yeniden derecelendirebilecekleri söylendi. Deneklerin derecelendirmelerini kendi risk tahminlerini düşürmek pahasına, çoğunluğa uyarak değiştirdikleri gözlendi.

2010 yılı şubat ayında ABD’de Washington eyaletinde Creek Tüneli’nde bir çığ faciası yaşandı.

Aralarında kayak sporcularının, spor muhabirlerinin de bulunduğu grupta 3 kişi yaşamını kaybetti. Kaza sırasında ekipte bulunan kayak fotoğrafçısı Keith Carlsen, facianın ardından The New York Times’a verdiği demeçte bu kadar deneyimli bir ekibin kurtulma şansı varken bunu kullanmamalarını aklının almadığını söyledi.

Tünel kazası grup hatalarına bir örnek olarak verilebilir.

Peki grup hatalarından nasıl kaçınılabilir? Zaki, bunun yanıtını ‘’grup ortamında farklı görüşleri dile getirebilmek” diye veriyor. Kendi laboratuvar ekibini aykırı düşünceleri çekinmeden dile getirmeleri konusunda cesaretlendirdiğini de belirtiyor.

Zaki’nin vurguladığı önemli bir olgu da, alınacak büyük kararlarda insanların oylarını açık değil kapalı şekilde vermeleri. Çünkü büyük çoğunluğa muhalif ses çıkarmak kolay değil.