altinoz.com.tr

Mücbir Sebep, Ceza Zamanaşımı Süresini Durdurmaz

T.C.

DANIŞTAY

Üçüncü Dairesi

Esas No : 1987/670
Karar No : 1987/1843
Tarih : 16.09.1987

İÇTİHAT METNİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan temyize konu ( x ) Vergi Mahkemesinin ( x ) sayılı kararının vergi aslına ilişkin kısmı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, vergi aslına ilişkin temyiz isteminin reddine, kararın bu kısmının onanmasına;

Kararın, cezaya ilişkin kısmına gelince;

Yükümlünün 1980 yılında silah ticareti nedeniyle tutuklandığı ve tutukluluk halinin 29.2.1984 tarihinde sona erdiği çekişmesizdir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinin 1 inci bendinde vergi ödemelerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk halinin mücbir sebep olduğu, aynı kanunun 15 inci maddesinde de 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği, bu takdirde tarh zamanaşımının işlemeyen süre kadar uzayacağı hükme bağlanmış, anılan kanunun ceza kesmede zamanaşımını düzenleyen 374 üncü maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde ise, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak kaçakçılıkta beş yıl ve kusurda üç yıl, usulsüzlükte usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl geçtikten sonra vergi cezası kesilmeyeceği, bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımının kesilmiş olacağı hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda hükmü açıklanan 15 inci maddede, mücbir sebep bulunması halinde işlemeyen süre kadar tarh zamanaşımının uzayacağı belirtilmekle yetinilmiş, ceza zamanaşımının uzayacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.

Ceza zamanaşımını düzenleyen 374 üncü maddede ise, ceza zamanaşımının sadece ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle kesileceği öngörülmüştür. Maddede mücbir sebebin ceza zamanaşımını durduracağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu bakımdan mücbir sebep halinin ceza zamanaşımını durduracağının kabulü olanaksızdır.

Olayda, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak 5 yıllık süre geçtikten sonra usulüne uygun olarak vasiye 3.3.1986 tarihinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş bulunduğundan, cezanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Vergi Mahkemesi kararının kesilen kaçakçılık cezasının onanması yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin cezaya ilişkin kısmının kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasına, 2577 sayılı kanunun 49.maddesinin 2. bendi uyarınca kesilen kaçakçılık cezasının iptaline, 5900 TL. Yargılama giderinden 3800 lirasının vergi dairesi müdürlüğünden alınarak temyiz isteminde bulunan yükümlüye verilmesine, 3000 TL den az olmamak üzere hesaplanacak binde dört karar harcından, mahkemece hüküm altına alınan binde iki karar harcının mahsubundan sonra kalanın yükümlüden alınmasına 16.9.1987 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.