altinoz.com.tr

Mahkemece Dava Şartlarından Birinin Bulunmadığının Tespit Edilmesi Halinde Kural Olarak Davanın Esası Hakkında İnceleme Yapılamaz

T.C.
YARGITAY
Dördüncü Hukuk Dairesi

Esas No : 2016/14912
Karar No : 2019/412
Tarih : 04.02.2019

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … Tük. Ür. Sat. Dağ. Tic. AŞ aleyhine 03/05/2013 gününde verilen dilekçeyle usulsüz haciz ve ihalenin feshi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/06/2016 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR :

Dava, usulsüz haciz, ihalenin feshi ve yedieminlik görevinin suistimali nedenlerine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı şirketin alacaklı sıfatını taşıdığı … 1. İcra Müdürlüğünün 2012/675 Sayılı takip dosyasından müvekkilinin işyerinde menkul haczi ve muhafaza işlemi yapılıp alacaklı şirketin deposuna konularak bu şirkette müdür olarak çalışan diğer davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, haczin düzensiz yapıldığını, son kullanma tarihinin bitmesine yakın malların da haczedildiğini, satış aşamasının uzun sürmesi nedeniyle bir kısım malların icra müdürlüğünce imha edilmesi sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/166 esasında yargılaması yapılan kıymet takdirine itiraz ve ihalenin feshi istemlerine ilişkin davanın lehlerine sonuçlandığını, İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada alacaklı firmanın adresinde iki kez keşif yapılmasına rağmen mahcuzların tespit edilemediğini, alacaklı tarafın malları başka bir yere götürüp sattığını düşündüklerini, yediemin olan davalı hakkında kamu davası açıldığını, ihale feshedildiğinden menkullerin yeniden satışının istenmesi halinde satışa konu edilecek bir malın bulunmadığını, usulsüz yapılan haciz nedeniyle müvekkiline ait pek çok malın telef olduğunu, bu arada davalı alacaklı şirketin ismini değiştirerek … Gıda ismini aldığını belirterek, haksız haciz ve yedieminlik görevinin suistimali sonucu telef olup son kullanma tarihi geçen malları için maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili, ihalenin feshi kararının kesinleşmemesi nedeniyle öncelikle açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davaya konu menkul haczinin çok geç saatlerde bitmesi, çoğu gıda ve temizlik malzemesi olan malların teslim edileceği bir yediemin bulunamaması, malların saklama koşullarının uygun olması nedeniyle gıda dağıtımı yapan müvekkili şirketin toptan mallarının bulunduğu depoya kaldırılarak, şirket çalışanı olan diğer müvekkiline yediemin olarak icra memurunca teslim edildiğini, davacının kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine İcra Hukuk Mahkemesince satışın tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu süre zarfında son kullanma tarihi geçen mallar olduğunu, tarafların zarara uğramasını engellemek amacıyla tedbir kararına müvekkilinin itiraz ederek satış kararı verilmesini talep ettiğini, bu itirazın yapılmaması halinde kıymet takdirine itirazın sonuçlandığı 10/04/2013 tarihinde tüm mahcuzların son kullanma tarihlerinin geçmiş olacağını ve esas zararın bu durumda gerçekleşeceğini, satışın durdurulmasına ilişkin tedbirin taleplerine binaen kaldırılmasından sonra yapılan ilk satışta alıcı çıkmaması üzerine tekrar satış istenerek malların telef olmaması için müvekkili şirketin alacağa mahsuben ihaleye iştirak ettiğini ve ihale bedelinin icra veznesine yatırıldığını, kıymet takdirine itiraz istemi sonuçlanmadan satışa kadar veren İcra Hukuk Mahkemesinin, bu kez kıymet takdiri sonuçlanmadan satış yapıldığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verdiğini, ihalenin feshi kararının başka bir olguya dayalı olmadığını ve henüz kesinleşmediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek, son kullanma tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle İcra Müdürlüğünce imha edilen 14 kalem malın … İcra Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 29/08/2014 gün ve 2014/9 esas, 2014/216 karar sayılı kararıyla ihalenin feshine karar verilen mal grubu içinde yer aldığı, telef olduğu veya depoda bulunmadığı iddia edilen mallarla ilgili olarak ise İcra Hukuk Mahkemesince yapılmış bir tespit ve değerlendirmenin bulunmadığı, davacının somut delile dayanmayan bu isteminin ispat edilemediği gerekçesiyle, İcra Müdürlüğünce imhasına karar verilen 14 kalem malın değerinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

1- ) Dava şartları; mahkemenin, davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan unsurlar olup, mahkemece dava şartlarından birinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapılamaz. 6100 Sayılı HMK’nın 114. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrasının ( d ) ve ( e ) bentlerinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip yetkisine sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup, dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir. Somut olayda; davalı … Tüketim Ürünleri Satış Dağıtım Ticaret A.Ş aleyhine 03/05/2013 tarihinde dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde karar başlığında davalı şirketin ismine yer verilerek bu şirket aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Ancak, yargılama sırasında … Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen 17/10/2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde davalı şirketin dava tarihinden önce dava dışı … Tüketim Ürünleri Pazarlama Dağıtım ve Ticaret A.Ş ile devralma yoluyla birleştiği, keyfiyetin 26/09/2012 tarihinde tescil edilerek birleşme nedeniyle davalı şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca, ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir. Aynı Kanun’un 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/ son maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca, dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu, taraf ehliyetine sahip olunup olunmadığı hususları önem arz etmektedir. Zira, birleşme nedeniyle eldeki davada davalı şirketin tüzel kişiliği sona erecek ve terkin edilen şirket davalı olamayacağı gibi, aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir. O halde mahkemece, davalı şirketin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip, devralan … Tüketim Ürünleri Pazarlama Dağıtım ve Ticaret A.Ş yönünden usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2- ) Dosya kapsamından; dava dışı icra memuru … hakkında … 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/118 esas sayılı dosyasında görevi ihmal suçundan, davalı yediemin … hakkında ise … ( Kapatılan ) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1271 esas sayılı dosyasında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kamu davalarının açıldığı anlaşılmaktadır. Ancak ceza dosyalarının akıbetinin ne olduğuna dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı … ve dava dışı icra memuruyla ilgili olarak açılan ceza davalarının sonuçları araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Temyiz edilen kararın yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 04.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.