altinoz.com.tr

Kutup Topraklarında Çözülmeden Kaynaklanan Sera Gazı Salımı Düşünülenden 12 Kat Fazla Çıktı

Bilim insanları kutuplarda eriyen kalıcı donmuş topraklardan (permafrost) salınan sera gazının düşünülenden 12 kat fazla olabileceğini keşfetti.

En az 2 yıl boyunca donmuş kalan toprak, kaya ve çökelti karışımları olarak bilinen permafrost çoğunlukla sıcaklığı Dünya’nın geri kalanından daha hızlı artan yüksek alanlarda bulunuyor.

Permafrost küresel ısınma sonucu eridikçe atmosfere yüksek miktarda karbondioksit ve metan salarken, bu sera gazlarının yükselttiği sıcaklıklar da daha fazla permafrostun erimesine neden olarak kendini besleyen bir döngü yaratıyor.

ABD Çevre Koruma Ajansı’na göre karbondioksitten 300 kat daha etkili bir sera gazı olan azot protoksit atmosferde yaklaşık 114 yıl kalıyor.

Atmospheric Chemistry and Physics adlı bilimsel yayında yer alan yeni araştırmaya göre azot protoksidin “permafrost bölgelerinde salımının minimum düzeyde olduğu varsayılıyor.”

Ne var ki Harvard Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yürütülen çalışmanın arkasındaki araştırma ekibi, azot protoksit salımının düşünülenden 12 kat daha fazla olduğunu, bu nedenle daha büyük bir tehlike oluşturduğunu keşfetti.

Ekip Alaska’nın North Slope bölgesinde 120 metre kareden fazla eriyen bir permafrost alanını ölçmek için burnunda ölçüm cihazı bulunan küçük bir uçak kullandı.

Araştırmacılar, azot protoksit salımının Ağustos 2013’te tahmin edilen yıllık limitine sadece bir ay içinde ulaştığını belirledi.

Harvard Üniversitesi’nin araştırmaya ilişkin açıklamasına göre azot protoksit 2. bir tehdit daha oluşturuyor çünkü “stratosferde güneş ışığı ve oksijen birlikte bu gazı azot okside dönüştürüyor ve bu ozon tabakasını aşındırıyor.”

Araştırmanın yazarlarından Jordan Wilkerson şunları söyledi:

“Azot protoksitteki çok daha küçük artışlar, çok büyük miktardaki karbondioksitin yaratacağı ölçüde iklim değişikliğine neden olur. Bu geniş alana yayılmış, epey yüksek bir salım.”

Başta azot protoksit olmak üzere sera gazları üzerine daha fazla çalışma yapılması çağrısında bulunan Wilkerson, “Bunun hiç olmadığı kadar büyük bir ciddiyetle ele alınması gerekiyor” dedi.