İyi Bayramlar

Dünya telaşesi içinde farkına bile varmadınız zamanın nasıl geçip gittiğinin.

Oysa ki siz bir mart ayında son defa ramazan bayramı kutlayalı tam 34 yıl oldu.

Belki de 10 yaşında bir ilkokul bebesiydiniz.

Anne terliğinin güdümünde yaşıyordunuz.

Sonra ortaokulu, liseyi bitirip üniversiteye attınız kapağı.

Arada tökezleseniz de hepsini bitirdiniz.

İşe güce sarılmadan önce “şu askerlik de aradan çıksın” dediniz.

Az ağlamadı ha anneniz “soğukta ne yapıyordur nöbette” diye.

Babalar içine ağlar, onun sizi birliğe bırakıp arkasını döndüğünde ağladığını siz hiç görmediniz.

Bitti askerlik.

“Peder” orada şu tanıdık var burada bilmem kim var derken işe de başladınız.

Memuriyet en iyisi.

Daha liseden vardı bir “bekleyeniniz”.

Düğün dernek derken evlendiniz.

Borç harç da vardı ama gençlik mutluluktu.

Bir gün “aile” oluverdiniz.

Uykusuz geceler, bebeğin maması, aile bütçesi derken çekilen bütün sıkıntılar unutulup gidiyordu.

Balığın üzerine yediğiniz bir parça helva nasıl da güzeldi.

Dünya dönüyordu.

Babanız öldüğünde bir gecede büyümüş, ikinci çocuğunuz doğduğunda gerçekten baba olmuştunuz.

Hay huy derken yine bir mart ayı ramazanı gelmişti.

Tam 34 yıl sonra.

Öyle ya da böyle “iyiydi bayramlar” diyecek günler yaşamıştınız.

Bugün yine iyi bayramlar diyoruz.

Ama bu defa…

10 yaşındaki bir çocuğun bırakın 34 yılı, 3-4 yıl sonra bile “iyi bayramlar” deyip diyemeyeceğinden emin olamadan.

İyi bayramlar…

Bu Yazıyı Paylaşın