Eşit Kusurlu Eş Yararına Manevî Tazminata Hükmedilemez

T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2024/7524
Karar : 2025/3852
Tarih : 17.04.2025

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2908 E., 2024/1178 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2020/190 E., 2021/337 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kabul edilen manevî tazminat, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası, tedbir nafakası miktarı ve boşanma hükmü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında, İlk Derece Mahkemesince kadın eşin ağır kusurlu erkeğin ise az kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına ve erkek eşin manevî tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, kadına yüklenen erkeği iktidarsızlıkla suçladığı maddî vakıasının erkek tarafından dayanılmadığı için kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine erkeğe kusur olarak yüklenen iktidarsız olmadığı halde cinsel ilişkiden kaçındığı maddî vakıasının, erkekte her hangi bir problem olduğunun ileri sürülmediği gibi cinsel ilişkiden kaçındığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ve her iki taraf iddiaları ve tanık beyanlarına göre erkeğin birlikte yaşama, aynı odada kalma ve birlikte yeme-içme yükümlülüklerini ihlal ettiği, bu maddî vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği belirtilerek kusur derecelendirmesinde değişiklik yapmayarak erkek eşin az kadın eşin ise ağır kusurlu olduğu şeklinde kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına manevî tazminata hükmedilemez. Erkek yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları oluşmamıştır. O halde erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden, her iki taraf da eşit kusurlu olup tarafların sosyal ekonomik durumları dikkate alındığında kadın yararına yoksulluk nafakasının koşulları oluşmuştur. Bu nedenle, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek aleyhine hükmedilen manevî tazminat ile kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden BOZULMASINA,

Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KAYNAK:CORPUS
Bu Yazıyı Paylaşın