Bugün Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıldönümü.
Türk’ün ölümsüz başbuğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir milleti ayağı kaldırmak için Anadolu’yu adım adım kat ettiği, yabancıların olan bitenden “bir avuç Türk” diye bahsettiği günler.
Şair Attila İlhan, Cumhuriyet’e koşan o kalpaklı süvariyi şu dizelerle anlatmış, ressam Avni Arbaş da aynı isimle o kalpaklı süvariyi resmetmiş:
KALPAKLI SÜVARİ
gecenin arkasında bir yerde
ufaldıkça gaz lambaları
nehrin omuzlarına yaslanıp yaslı ve dindar
yalnızlıktan soğumuş dağlar
kalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerde
köylüler böyle diyorlar
yatsıları
X
nal sesleri duyulur mu yağmur olursa
ne mümkün en usul havalarda duyulacak
erzurum’a doğru şah damarın oynar gibi
gören eden yok, her nasılsa
kalpaklı olduğunu biliyorlar
bir elinde kılıç, bir elinde sancak
kemah köylüğünde fakir fukaraya azık
[dağıtasıymış
üçer arşın kefenlik
içlik ve mintan
birer kese sarı lira cep harçlığı
olur mu olmaz mı orası bilinmiyor
X
tılhas’ta bir kağnıya dokunmasıyla bir ne halsa
araba traktöre tebdil olmuş
allah tarafından
tercan toprağındaki kerametini
anlata anlata bitiremiyorlar
X
köylüler böyle diyorlar
gecenin arkasında bir yerde
ufaldıkça gaz lambaları
nehrin omuzlarına yaslanıp yaslı ve dindar
yalnızlıktan soğumuş dağlar
kalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerde
yatsıları
X
kemal paşa’dır diyorlar
Cumhuriyetimizin 103. yaşı kutlu olsun.

