Bir Anonim Şirket Nasıl Yönetiliyorsa

Geçtiğimiz günlerde bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye’de öyle yönetilmeli diye bir ifade kullanıldı. Gerçekten de belki Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilseydi, bugün çektiğimiz sıkıntıların bir kısmı çekilmezdi. Gelin hem bir anonim şirket nasıl yönetilir, hem de Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilseydi, başımıza neler gelmezdi bir bakalım.

ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM

Anonim şirketleri yönetmek, bir kere her aklına eseni yapamamak demek. Arkasında 1535 maddeden oluşan, tabiri caizse “kapı gibi” Türk Ticaret Kanunu var. Kanunun uygulanması ile ilgili 25 ayrı tebliğ var. Anonim şirketi yönetebilmek için madde madde, sayfa sayfa, satır satır Türk Ticaret Kanunu’na uymak zorundasınız.

Önce Genel Kurulunuz toplanır. Genel Kurulunuz bir yönetim kurulu seçer. Yönetim Kurulu kendi arasından bir başkan seçer. Yönetim Kurulu gerek duyarsa bir genel müdür atar. Genel müdürler yönetim kurullarına, yönetim kurulları da genel kurullara karşı mutlak sorumluluk içerisindedir.

Genel Kurulların asla devredemeyeceği yetkileri vardır. Kanunla belirlenen bu konularda ne yönetim kurulu ne yönetim kurulu başkanı ne de genel müdür, ne karar verebilir ne de ben yaptım oldu diyebilir. Yönetim Kurullarını bağımsız denetçiler denetler. Finansal tabloları inceler. Olumlu ya da olumsuz raporunu hazırlar ve genel kurula sunar. Hatta bu denetimi mahkemeye kadar götürebilir.

Hazırlanan finansal tablolar, bütün pay sahiplerinin incelemesine açılır. Pay sahibi gerek görürse Genel Kurul’dan incelemenin mahkemenin atayacağı bir denetçi tarafından yapılmasını dahi talep edebilir.

Kasanıza giren ve çıkan her kuruş kayıt altındadır, denetim altındadır. Yoldan bulsanız vergiye tabidir.

BAŞIMIZA NELER GELMEZDİ?

Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilseydi, örneğin;

Genel Müdürünüz şirkete ait parayı kendi evinde saklayamazdı.

Ne yönetim kurulu başkanı ne de genel müdür kendine ev yapma ya da daire alma kararını kendi kendine veremezdi.

Yönetim Kurulunuz 10 kişiyle görebileceği bir işi, yönetim kurulu üyelerinin hısım akrabalarını işe almak için 100 kişiye gördürmeye kalkamazdı.

Yönetim Kurulu üyelerinden biri, şirket genel kurulundan izin almadan, şirketin işletme konusuna giren işleri yapıp, kendine bir rant kapısı yaratamazdı.

Yönetim Kurulu, aklına estiği gibi oraya buraya yardım yapamaz, bağışta bulunamaz, istediği gibi borçlanamazdı.

Ne genel kurul ne de yönetim kurulu, mahkeme kararlarını hiçe sayamaz, Bakanlık Komiserlerini kurallara uydukları için görevden almayı talep bile edemezdi.

Genel Kurullar keyfe keder kâr dağıtımı yapamaz, şirketteki azlık haklarını kanunen korumak zorunda kalırdı.

Yönetim kurulları yıllık faaliyet raporlarında kimin ne kadar maaş, ne kadar ücret, ne kadar yolluk aldığını açıklamak zorunda olurdu.

Haklı sebepleri mahkemeye sunan azlık sahipleri şirketin feshini mahkemeden talep edebilirlerdi.

Kestiğiniz çekin faturası, fatura ettiğiniz malın çeki sorulurdu.

Şirket şu veya bu sebepten halktan para toplamaya kalkamazdı.

DAHA SAYALIM MI?

Bilemiyorum daha fazla saymamıza gerek var mı? Çünkü saymaya kalkarsak anonim şirketlerin tabi olduğu Türk Ticaret Kanunu’nun gerekçeli hali tam 1728 sayfa. Sayacak çok şey bulunur. Uzun lafın kısası, yeter ki sizin içinizde kanun ve kurallara uymak olsun. İşte o zaman gönül rahatlığıyla diyebiliriz ki Türkiye keşke anonim şirket gibi yönetilseydi. Gerçi İngiltere yazılı bir anayasaya bile sahip değil, ama olsun varsın.

Bu Yazıyı Paylaşın