Vergi üstüne vergi… Vergi de vergi… Neden yahu? Eğer göl yatağına havalimanı yapacaksanız, sonra bozulanı milyarlarca liraya yeniden yaptıracaksanız para lazım! Hem de çok para…
Zira Hatay Havalimanı hikayesi aslında Türkiye’de kamu yatırımlarının nasıl yapıldığını anlatan küçük bir ekonomi dersi…
***
Bilim uyarıyor. Mahkeme uyarıyor. Doğa uyarıyor. Vicdanlı mühendisler uyarıyor. Onlar dinlemiyor!
Betonu döküyorlar. Sonra beton kırılınca bir beton daha döküyorlar. Parası? Merak etmeyin, millet vergileriyle ödüyor.
***
Hatay Havalimanı, kurutulan Amik Gölü’nün göl aynasına yapıldı. TEMA daha 2001’de dava açtı, 2003’te ilk ÇED kararını iptal ettirdi.
2006’da da uyardı; kurutulan göl alanı çevresine göre yaklaşık 6 metre aşağıdaydı, drenaj sorunu vardı, bölge yeniden su altında kalıyordu.
***
Yani “Kim bilebilirdi?” değil… Resmen biliyorlardı!
Ödenek sıkıntısı çıkınca proje Ulaştırma Bakanlığı’na devredildi, tamamlandı ve 2007’de açıldı. Dolayısıyla devletin sorumluluğu çok ağır…
İyi de ya müteahhitler? Havalimanının pist ve altyapı yapımında İntaş yer aldı. Terminal binasını daha sonra YDA yaptı.
***
İkisini aynı kefeye koymuyorum. Depremde uçuşları durduran esas hasar pist ve çevresinde ortaya çıktı. YDA da terminalin kullanılabilir olduğunu savunuyor.
Ya İntaş? Önünüze hangi zemin etütleri konuldu? Yeraltı suyu, oturma, sıvılaşma ve drenaj riskleri projede nasıl ele alındı?
***
Sen mühendislik firmasısın! İşi üstlenmeden önce idareye “Bu zeminde bu proje böyle olmaz” diye tek satır yazılı itiraz verdiniz mi? Buyurun açıklayın, yazayım…
Vermediyseniz neden vermediniz? Yoksa para tatlı mı geldi? Büyük altyapı müteahhitliği, “Bakanlık burayı gösterdi, biz de asfaltı serdik” mesleği değildir.
***
Her şeyi de depremin sırtına yüklemeyelim. Deprem doğa olayıdır. Afete dayanıklı altyapı yapmak ise insan işidir. Asıl mesele şu… Bu havalimanının zemin etütleri nerede? İntaş’ın teknik uyarıları nerede?
Şimdi ne yapılıyor? Kot değiştiriliyor. Drenaj sistemi yenileniyor. Kazıklarla zemin iyileştiriliyor.
Yeni pist yapılıyor. İyi de… Bugün gerekli olan mühendislik önlemleri dün neden gerekli değildi?
***
Yanlış yaptık, bir daha ihale edelim! Hadi bakalım tekrar ihale… Nasıl? 21/b pazarlık usulüyle… İlan zorunlu değil, firmalar davetle geliyor.
Yaklaşık maliyet 6 milyar 587 milyon lira… Kazanan teklif 7 milyar 229 milyon 900 bin lira… Yani maliyetin yüzde 9.8 üzerinde…
İhaleyi Timtaş Grup ile Silahtaroğlu Mühendislik ortaklığı aldı. Onlara da ayrıca bakarız…
***
Zira öncesinde şu İntaş dosyasına birkaç müfettiş baksa ya! Kim neyi biliyordu? Kim neye imza attı? Kim neyi kabul etti?
Hani 25’inci yılını kutluyor ya AKP… Hah işte buyurun size 25 yılın özeti!

