altinoz.com.tr

Islah İle Arttırılan Miktarı Kapsar Şekilde Karar Verilemez

T.C.
YARGITAY
Sekizinci Hukuk Dairesi

Esas No : 2014/27540
Karar No : 2016/9069
Tarih : 24.05.2016
KAVRAM:
  • MAL REJİMİNDEN KAYNAKLANAN KATILMA ALACAĞI DAVASI
  • BOZMA KARARINDAN SONRA ISLAH
  • ISLAH İLE ARTTIRILAN MİKTARI KAPSAR ŞEKİLDE KARAR VERİLEMECEĞİ

 

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

… ile … aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.7.2014 gün ve 154/139 Sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR :

Davacı vekili, boşanma dosyasına verdiği dava dilekçesinde, tarafların 1969 yılında evlendiklerini, davacının evlilik birliği içerisinde edinilen mal varlığı üzerinde alacağı bulunduğunu ileri sürerek 50.000-TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, 26.5.2014 tarihinde harcını yatırmak suretiyle talebini ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin, koşulları oluşmadığından tazminata dair talebin reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 31.5.2010 tarih, 2009/9546 Esas-2010/10538 Karar sayılı kararı ile “… Davacının dava dilekçesinde istediği maddi tazminat; evlilik birliği içinde edinilip davalı adına tapuda tescil edilen taşınmazlara katkıda bulunulduğu iddiasına dayalı “katkı payı alacağına” yöneliktir. Bu istek, boşanmanın eki niteliğinde bulunmadığından nispi harca tabidir. Dava açarken yatırılan “başvurma harcı” boşanma yanında katkı alacağı davasını da kapsar. Peşin nispi harcı tamamlaması için davacıya süre verilerek, tamamlaması halinde, tarafların boşanmalarına dair kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği hususu da gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu maddi tazminat isteğinin reddi doğru değildir…” gereğine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına dair ikinci kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 21.5.2012 tarih, 2011/7570 Esas-2012/4538 Karar sayılı kararı ile “… Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı 14.2.2010 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmiş, duruşma günü tebliğ edilmesine karşın 2.2.2011 tarihli oturuma mazeretsiz olarak katılmaması sebebiyle HUMK’nun 409.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı vekili 2.5.2011 tarihinde harcını yatırmak suretiyle davayı yenilemiş, 22.6.2011 tarihli oturuma katılan davacı vekili bozma ilamı uyarınca eksik harcın tamamlanması için süre talebinde bulunmuş ise de mahkemece aynı oturumda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamında, taşınmaza dair olarak açılan maddi tazminat isteğinin boşanma davasının fer’isi niteliğinde olmadığından davacı tarafa nispi harcın tamamlanması için süre verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yenilemeden sonra duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş ise de tebligat evrakı, harcın tamamlanması hususunda bir meşruhat ve ihtarname içermemektedir. O halde; bozma ilamı uyarınca HUMK’nun 163.maddesi ( 6100 Sayılı HMK.nun 94.m. ) hükmüne uygun olarak davacı tarafa verilmiş kesin sürenin varlığından sözedilemez. Kaldı ki, davacı vekili harcın ikmali için süre istemiş olmasına karşılık mahkemece talep konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar da verilmemiştir. Davacı vekilinin talebi dikkate alınarak harcın tamamlanması hususunda HUMK.nun 163.maddesi ( 6100 Sayılı HMK.nun 94.m. ) maddesi hükmü uyarınca davacı tarafa süre ve imkan verilerek sonucu dairesinde işlem tesisi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…” gereğine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece; davanın kabulü ile, 78.229-TL’nin dava gününden ( 21.4.2008 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- )Davacı önce dava dilekçesi ile 50.000-TL katkı payı talebinde bulunmuş ve 10.9.2012 tarihinde bu miktar üzerinden tamamlama harcı yatırmış, mahkemenin verdiği ilk ve ikinci kararlar Yargıtay’ca bozulduktan sonra 20.5.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 28.229-TL arttırarak 78.229-TL’sına çıkarmıştır. Mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK’nun 177.maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilirse de; 4.2.1948 tarih ve 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, bozma kararı her ne sebeple olursa olsun bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkindir. İçtihadı Birleştirme Kararları, ilke kararlarıdır ve benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar ( Yarg.Kan.md.45/5 ). Durum böyle iken, mahkemece ilk dava dilekçesi ile talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ıslahla arttırılan miktarı da kapsar şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Temyiz edilen hükmün yukarda ( 2 ) numaralı bentte gösterilen sebeple 6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda ( 1 ) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.335,95 TL peşin harcın istenmesi halinde davalıya iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Palmiye Yazılım