tarafından eklendi tarafından eklendi
altinoz.com.tr

Seyis Kötü, Bu Ekonomi Şahlanmaz….

Rahmetli Dedem (anne tarafı) sıkı kumar hastasıydı. At yarışlarını da çok severdi. Hafta içinde dahi, cebinde rakısı, elinde anneannemin hazırladığı meze yüklü sefer tası, arkasında ben, Veliefendi’ye giderdik. Dedemin bir sözünü hiç unutmam: “Ulan, ata değil, jokeye doping yapsaydınız, be!” Türkiye ekonomisinin en büyük sorunu da jokey, yani Başkanlık Rejimi ve Sevgili Başkanım Erdoğan’ın yönetim tarzı. 20 yıldır iktidarda, hala 2023’te şahlanacağız diye vaatler savuruyor. Paşam, millet aç, kiralık ev bulamıyor, sen 2023’ten bahsediyorsun. Ölme eşşeğim ölme, bahar gele de yonca biçem.

Ekonomi 2023’te 2021’den daha beter olacak. Dış şoklar yanında, Erdoğan’ın sadece Hogwarts Büyücülük ve Cadılık Teknik Lisesi’nde okutulan ekonomik-finansal kuramı, ihtiyari ve kanka-kayıran yönetim tarzı da tüy dikecek.

İşte bu yüzden, TCMB 23 Eylül’de parasal gevşeme sürecini başlatırsa, 6 ay içinde erken seçim olabilir dedim. Bir noktada, Başkan Erdoğan’ın zengin danışman kadrosu cesaretlerini toplayıp ona bu gerçeği söyleyecekler. Hani, belki okur da, kendini de milleti de 2 yıl daha Cehennem Azabı yaşamaktan kurtarır diye, sebepleri sıralayayım:

Türkiye artık bir mala çökme ekonomisi: Hukuk düzeninin yerini Mafya’nın alması kadar birey ve iş insanını verimli ekonomik faaliyetten soğutan habis bir hastalık olamaz. Niye makine alıp yüksek katma değerli üretime geçeyim? Çok başarılı olursam, gelip üstüne çökecekler. Vatandaş için de aynı şey geçerli. Sözleşmelerin anlamı kalmadı. Artık ticari ihtilafları Mafya’ya giderek hallediyorsun. Bu ekonomi şahlanmaz, ötenazi yapar yakında.

İkincisi, burası göçmen ekonomisi oldu. Artık istihdamı Suriyeliler yaratıyor. TEPAV araştırmasından  okuyorum:

“Araştırma bulgularına göre, Suriyelilerin yüzde 79’u ülkesine dönmek istemediğini, Türkiye’de kalmayı düşündüğünü söylerken, ağırlıkla çok düşük ücretlerle ve güvencesiz çalıştırılmaktan, günde 10-15 saati bulan uzun çalışma sürelerinden yakınıyor.

TEPAV araştırmasına katılan Türk vatandaşlarının yüzde 55,3’ü ‘Suriyeliler yüzünden işlerini kaybettiklerini, iş bulmalarının zorlaştığını’ dile getirirken, yüzde 59,5’u ise ‘Suriyelilerin daha düşük ücretle ve sigortasız çalışmaya razı olmalarından dolayı işverenlerce tercih edildiğini, Suriyeliler yüzünden ücretlerinin düştüğünü’ dile getiriyor”. (Kaynak:  Ahval Haber)

Bir başka deyişle, halkın refaha kavuşması için elzem olan yüksek ücretli, sosyal güvenceli işler artık yok. Düşük ücretli işler ise göçmenlere veriliyor. Geniş kapsamlı işsizlik sittin sene %20’nin üstünde “at koşturacak”. Nasıl şahlanacak bu ekonomi?

Üçüncüsü, gıda enflasyonuyla mücadele Sevgili Başkanımız tarafından “Süpermarket ve esnaf dövme” olarak yorumlanıyor. Perakendeciler günah keçisi olmaktan şikayetçi:

“Yanlış algının ortadan kalkması lazım”

Enflasyonla ilgili yanlış bir algının olduğunu ve bunun değişmesi gerektiğini belirten Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Galip Aykaç, Bloomberg HT’ye, “Yıllık 55 bin ton sebze ve meyve üretimine sahip(iz) yüzde 30- 35’i fire olarak ayrılıyor. 35-37 bin ton arasında satılabilir meyve ve sebzenin yüzde 15’ini perakendeciler satıyor geri kalan pazarlara, manav, otel gibi yerlere gidiyor. Yüzde 15’lık kısmı ile ne yaparsanız yapın enflasyonu yukarı çıkaramazsınız. Bu yanlış algının ortadan kalkması lazım” dedi.

Nihayetinde, onlar fiyat indirir de, bu kez çiftçi ürünü bedavaya vermek zorunda kalır. Çünkü, düşük fiyat baskısı tedarik zinciri boyunca elektrik akımı gibi diğer uca gider. Ha, bu arada perakendeci ve esnafa baskı yapmak gıda enflasyonunu düşürmeyeceği gibi, bir de nur topu gibi kira enflasyonu problemi sardık başımıza.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı konut fiyat endeksine göre yıllık bazda konut fiyat artışı yüzde 31,05 oldu. Aylık bazda bakıldığında ise artış yüzde 2,77 olarak kaydedildi.

Eh, konut fiyatları yıllık %31 artarsa, ev sahibi kiraya da en az bu kadar zam ister tabii. Kiralık konut üretenleri teşvik en erken 2 yılda sonuç verir, o da enflasyonu durdurmayı başarırsak. Ekonomi şahlanmaktan vazgeçti, başını sokacak barınak arıyor, ama yok.

Erdoğan yönetiminin klasik bir çözüm yöntemi var:

–Her sorunu din kılıfına sokarak  hallet.

–Sorunu çözme, elçiyi vur.

Şimdi anladınız mı niye ekonomin şahlanmayacağını? Çünkü seyis yoruldu artık. Hala anlamadınız mı? En önemli anti-şahlanma nedenini en sona bıraktım: Yahu, Fed her ay bir tanker dolusu dolar basıp faizleri sıfırda tutarken, kimse TL’nin yüzüne bakmıyor. 2022’de tahvil alımları sona erecek, 2023 Haziran’ına kadar da faiz artışları başlar. İşte o zaman güzel ebemizi hatırlarız.

Birisi bu gerçekleri şu yorgun jokeye anlatsın ya. İki yıl daha ölmüş beygir kırbaçlama zahmetinden kurtulalım.

Kaynak: paraanaliz.com-Atilla Yeşilada

https://www.paraanaliz.com/2021/ekonomi/fos-yazdi-seyis-kotu-bu-ekonomi-sahlanmaz-g-13491/