
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas : 2024/2931
Karar : 2025/1626
Tarih : 11.09.2025
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacının daire başkanlığından alınmasına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığı … Genel Müdürlüğünde … olarak görev yapan davacı tarafından; bu görevinden alınarak Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine … olarak atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile maddi ve özlük haklarının kendisine iade edilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Daire başkanlığı görevine son verilen davacı hakkında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 18. maddesini yürürlükten kaldıran 703 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 375 sayılı KHK’nin mülga Ek 18. maddesinin uygulanmaya devam edileceğinin açık olduğu, dolayısıyla 5 yıl 4 ay süre ile daire başkanı olarak görev yapan davacı hakkında anılan KHK’nin Ek 18. maddesinin (c) fıkrasının 2. bendi ile aynı maddenin 2. fıkrasının uygulanması gerekirken, 375 sayılı KHK’nin Ek 18. maddesi hükümleri uygulanmayarak davalı Bakanlığın Strateji Başkanlığı emrine mühendis olarak atanmasına dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük hakların davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar, Danıştay İkinci Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2022/1691, K:2023/900 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacının görevinden alınmasına ilişkin kısmının iptaline yönelik talep yönünden herhangi bir inceleme yapılıp hüküm kurulmadığı görüldüğünden, davacının istemi hakkında eksik hüküm kuran İdare Mahkemesi kararı ile bahse konu karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava dosyasının incelenmesinden; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi … bölümünden mezun olan davacının, 08/08/2020 tarihinde Kültür Bakanlığında … olarak göreve başladığı, bu görevini sürdürmekte iken, 30/06/2014 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı … Genel Müdürlüğü emrine… olarak atamasının yapıldığı, bu görevine devam etmekte iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi ile daire başkanlığı görevinden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine … olarak atandığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,
Bu durumda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra Daire Başkanlığı görevine atanmamış bulunan davacının geçmiş hizmetleri, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, Daire Başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla bu kısma yönelik olarak Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği,
İşlemin, davacının mühendis olarak atanmasına ilişkin kısmına gelince;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 18. maddesinin, idarelere görevden alma konusunda takdir hakkı vermediği, dolayısıyla görevden alınmaya yasal bir dayanak oluşturmadığı, yalnızca madde sayılan görevlerden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlediği ve özlük haklarını düzenlediği,
Başka bir ifadeyle, kararda da belirtildiği üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 18. maddesi uyarınca yalnızca maddede sayılan görevlerden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlediğinden ve özlük haklarını düzenlediğinden, görevden almaya sebep oluşturabilecek yasal bir dayanak niteliği taşımadığı, bu düzenleme maddede sayılan görevlilerin bu görevlerinden alınmaları halinde hangi kadroya atanacaklarına ve özlük haklarının ne şekilde belirleneceğine ilişkin olduğundan, bir personelin görevden alınması halinde atanacağı yer konusunda idarenin bir takdir yetkisinden söz edilemeyeceği, görevden alınan personelin atanacağı yer konusunda idarenin bağlı yetki içinde olduğu hususunda kuşku bulunmadığı,
Olayda; davacının 30/06/2014 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü emrine daire başkanı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında sayılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibariyla görevleri sona eren üst kademe yöneticileri arasında bulunmadığı, bu nedenle 09/07/2018 tarihinden sonra 08/11/2019 tarihinde daire başkanlığı görevi sona eren davacının atanacağı kadro ve pozisyonun, Geçici 1. maddenin 4. fıkrası uyarınca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga Ek 18. maddesi kapsamında belirleneceği anlaşıldığından, 3600 ek göstergeli daire başkanlığı görevi sona eren davacının, Ek 18. maddenin 1. fıkrasının “c” bendi hükmü kapsamında durumuna uygun bir kadroya atanması gerektiği, anılan madde hükmü uygulanmaksızın mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.“ kuralına yer verildiği,
İdarenin, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamakla yükümlü olduğu, iptal edilen işlem nedeniyle uğranılan hak kayıplarının giderilmesinin de bu kapsamda yer aldığı, dolayısıyla, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanarak iptal edilen işlem nedeniyle davacının uğradığı hak kayıplarının davalı idarece iadesinin zorunlu olduğu,
Bu durumda, dava konusu işlem mühendis olarak yapılan atama yönünden Dairelerince hukuka aykırı bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle oluşan parasal hak kayıplarının (bu karar üzerine atanacağı görev ile mühendis görevinden dolayı oluşacak hakların) ödenmesi, özlük haklarının iadesinin gerektiği, gerekçeleriyle, davacı ve davalı idare tarafından istinaf başvurusuna konu edilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca başvuruların gerekçeli reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/04/2024 tarih ve E:2023/6319, K:2024/2075 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, 08/08/2000-30/06/2014 tarihleri arasında daire başkanı olarak görev ifa ettiği, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde, nesnel ve hukuken kabul edilebilir, herhangi bir bilginin ve belgenin dava dosyasında bulunmadığının görüldüğü,
Bu durumda; davalı idarece, davacının daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek somut bir sebebin sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği sonucuna varılan ve sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük hakların davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik, tarafların istinaf başvurularının gerekçeli reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararda ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun, davacının … görevinden alınmasına dair işlem yönünden kabulü, başvuruya konu mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine, kararın mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük haklarının ödenmesine yönelik kısmı usul ve esas yönünden uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından 2577 sayılı Kanunun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurularının gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli bir süreyle tecrübe edindikten sonra daire başkanlığına atandığı; daire başkanlığı görevini aksattığına, sorumlu olduğu işleri geciktirdiğine, kusurlu veya eksik yaptığına ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin ve iddianın bulunmadığı; başarı ile ifa ettiği daire başkanlığı görevinden alınmasını ve hiçbir teknik faaliyetin icra edilmediği bir birime mühendis olarak atanması ile amaçlanan kamu yararı ve iyileştirilmesi hedeflenen kurumsal hizmet gibi hususlarda somut bir bilginin sunulmadığı; usul ve esas bakımından hukuka aykırı ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Kültür ve Turizm Bakanlığı … Genel Müdürlüğünde … olarak görev yapan davacı, … tarih ve … sayılı işlem ile daire başkanlığı görevinden alınarak Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine … olarak atanmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari dava türleri sayılmış, iptal davaları; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava türü olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmakla birlikte, idarenin diğer işlemleri gibi takdire dayalı idari işlemlerinin de 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutulacağı tabiidir.
İdareye memurların naklen atanmaları konusunda tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının ortaya konulması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması ya da yargı yerince anlaşılabilir nitelikte olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının, geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, 08/08/2000-30/06/2014 tarihleri arasında daire başkanı olarak görev ifa ettiği, davalı idarece, davacının görevinden alınmasını gerektirecek herhangi bir sebep gösterilmeksizin, takdir yetkisine dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulmadığı gibi dava dosyasından işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca tesis edildiği hususu da anlaşılamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne;
Yukarıda özetlenen gerekçeyle, istinaf başvurusunun davacının daire başkanlığı görevinden alınmasına dair işlem yönünden kabulü, başvuruya konu mahkeme kararının bu kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden davanın reddi, kararın mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük haklarının ödenmesine yönelik kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacının daire başkanlığından alınmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
Kullanılmayan …- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

