tarafından eklendi tarafından eklendi
altinoz.com.tr

Kahvenin Depresyona İyi Gelmesi İçin Ne Sıklıkla İçilmesi Gerektiği Açıklandı

Kahveyle ilgili İtalya merkezli bir araştırma yapıldı. Yapılan araştırma, her 4 saatte bir kahve içmenin ruh sağlığına iyi geldiğini ortaya koydu.

Kahve Üzerine Bilimsel Bilgi Enstitüsü yetkilileri, dünyanın en büyük bağımlılıklarından bir tanesi olan kahve ile ilgili bir çalışma gerçekleştirdi. İtalya’da hizmet veren Catania Üniversitesi bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından yapılan çalışmada, dikkat çeken bir gerçeğe ulaşıldı. Söz konusu çalışmada kahve içmenin mevsimsel duygulanım bozukluğuna iyi geldiği anlaşıldı. Özellikle de günler kısalırken artan depresyon vakaları, kahve sayesinde azaltılabilir gibi görünüyor.

Söz konusu araştırma; Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Finlandiya, İtalya ve Polonya’da yaşayan 5.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma kapsamında her 4 saatte bir kahve içmenin, duygu bozukluğuna iyi geldiği ortaya çıktı. Her 4 saatte bir kahve içen insanlar keyifsizlik, depresyon, motivasyon kaybı ve sinirlilik gibi ruh hali sorunlarından daha az etkilenmişlerdi.

Kahve, zinde kalmaya da yardımcı oluyor

Bilim insanlarına göre her 4 saatte bir alınacak 75 mg kafein, ruh halini sürekli olarak iyileştirebilecek potansiyele sahip. Ayrıca bir fincan kahveye tekabül eden miktar, gün içerisinde daha zinde olmaya, uyku sorunu yaşanmamasına ve bilişsel davranışları iyileştirecek etkiye sahip. Peki araştırmadaki sayılar ne söylüyor?

Araştırmaya katılanların yüzde 20’si, kahve içtikten sonra ruh hallerinin düzeldiğini ifade etti. Katılımcıların yüzde 29’u ise kendini daha enerjik hissediyordu. YÜzde 21’lik bölüm ise kahveyle uyanık kaldığını ve kahve içtikten sonra daha iyi konsantre olduğunu söyledi. Araştırmanın önde gelen isimlerinden Giuseppe Grosso ise “Kahve polifenollerinin kan-beyin bariyerini geçebildiğine, anti-nöroinflamatuar etkiler uygulayabildiğine ve hatta nörojenezi teşvik edebildiğine ve dolayısıyla hem bilişsel hem de duygusal bozukluk riskinin azalmasına ön ayak olduğuna dair kanıtlar var.” dedi.