Bursa 10. İş Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararına ilişkin olarak taraflarca istinaf yoluna başvurulduğundan dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ileri sürerek, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş akdinin 25/II maddesi uyarınca feshedildiğini, maaş tazminatı ve boşta geçen süre ücretine hak kazanmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmiştir.
İLKDERECEMAHKEMESİNİNKARARÖZETİ:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİSÜRÜLENİSTİNAFNEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Fesih sebebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, feshin 6 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, mahkemece akdin geçerli nedene dayandığı yönündeki tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFNEDENLERİNİNİNCELENMESİVE GEREKÇE:
HMK’nın 342. maddesinde yer alan “istinaf başvuru dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmesi”, 355. maddesinde yer alan “incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak, bölge adliye mahkemesinin kamudüzenineaykırılıkgördüğütakdirdebunuresengözeteceği”ve357. Maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı” ve “ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan delillerin bölge adliye mahkemesince incelenebileceği” hükümleri doğrultusunda istinaf başvuru dilekçesinde herhangi bir gerekçe içermeyen soyut veya sanına macına uygun olmayan sebepler nazara alınmaksızın gerekçeli olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar inceleme konusu yapılmıştır.
Davacının, davalıya ait işyerinde 28/01/2022-03/05/2024 tarihleri arasında havuz müdürü olarak çalıştığı, iş akdinin davalı tarafından “01/03/2024-15/04/2024 tarihlerinde şirket merkez ofisinde çalışırken kullandığı bilgisayarda Whatsapp webini açık bıraktığı, 15/04/2024 tarihinde merkez ofiste görevine başlayan Burcu Er’in, whatsapp webinde şahsına yönelik hakaret içerikli mesajları tespit ettiğini belirtmesi, 17/04/2024 tarihli tutanak ile “Merkez ofiste Ek-1’de teknik bilgileri yer alan bilgisayarda Alper Sert’e ait whasapp web’in açık olduğu tespit edilerek Ek-2’de yer alan 4 sayfa ekran görüntüsü çıktısının alınarak uygulama sayfasının kapatıldığının” tespit edilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturmasına kapsamında 17/04/2024 tarihli tutanak ekinde yer alan whatsapp web ekran görüntülerinde gerek çalışma arkadaşı Burcu Er gerekse üst yönetici Belediye Başkanı hakkında hakaret içerikli mesajların yer alması” gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca feshedildiği, SGK’ya verilen ayrılış bildirgesinde çıkış tarihinin 03/05/2024, çıkış kodunun 25 “İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile fesihi” olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir. İşçinin çalışma koşullarına, işveren veya vekilinin olumsuz uygulamalarına karşı çıkmaları sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilemez.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi “01/03/2024-15/04/2024 tarihlerinde şirket merkez ofisinde çalışırken kullandığı bilgisayarda whatsapp webini açık bıraktığı, 15/04/2024 tarihinde merkez ofiste görevine başlayan Burcu Er’in, whatsapp webinde şahsına yönelik hakaret içerikli mesajları tespit ettiğini belirtmesi, 17/04/2024 tarihli tutanak ile “Merkez ofiste Ek-1’de teknik bilgileri yer alan bilgisayarda Alper Sert’e ait whasapp web’in açık olduğu tespit edilerek Ek-2’de yer alan 4 sayfa ekran görüntüsü çıktısının alınarak uygulama sayfasının kapatıldığının” tespit edilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturmasına kapsamında 17/04/2024 tarihli tutanak ekinde yer alan whatsapp web ekran görüntülerinde gerek çalışma arkadaşı Burcu Er gerekse üst yönetici Belediye Başkanı hakkında hakaret içerikli mesajların yer alması” gerekçesi ile feshedilmiştir.
Öncelikle Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içerisinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır.
Somut olayda; dava dışı Burcu Er isimli çalışanın Mudanya Belediye Başkanlığına verdiği 17/04/2024 tarihli şikayet dilekçesi ile şirket bilgisayarını açtığında davacının whatsapp web’inin açık olduğunu ve hakkında hakaret içerikli mesajlar tespit ettiğini, bu hususun müdürlükçe tespit edilerek tutanak altına alınmasını istediğini beyan ettiği,bunun üzerine davacının whatsapp hesabının bilgisayarda açık olduğu, 4 sayfa ekran çıktısı alınarak uygulamanın kapatıldığı hususunda tutanak düzenlendiği, çıktısı alınan 4 sayfa yazışmaların davacı ve Holland Lop isimli kullanıcı (davacının nişanlısı Dila Tafsin olduğu beyan edilmiştir) arasında geçtiği ve burada da davacı ve Belediye başkanının tutumları ve davranışları hakkında yorumlarla yazışmalarda bulundukları anlaşılmaktadır.
Davacı ve Holland Lop isimli kullanıcının (davacının nişanlısı Dila Tafsin olduğu beyan edilmiştir) Whatsapp grubu içindeki bu yazışmaları bilgisayarda açık olan davacının whatsapp hesabının ekran çıktısı alınarak davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmiştir. Grup içi konuşmaların gizli kalması esastır. İşveren gizli kalması gereken verileri yasak bir şekilde elde etmiştir. İspat yükü kendisinde olan davalı işveren haklı ve geçerli feshi kanıtlayamamıştır. Mahkemece davacının işe iade talebinin kabul edilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç olarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, istinaf nedenleri ile resen nazara alınacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar gözetildiğinde açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hususlar nazara alınmaksızın davanın esasına ilişkinolarakaşağıdakişekildeyenidenhükümkurulmasınakararverilmesigerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda anılan nedenlerle,
1-Davalının istinaf başvurusun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 10. İş Mahkemesi’nin 08/07/2025 tarih ve 2024/361 E. – 2025/278 K. Sayılı kararının ORTADANKALDIRILMASINA,
3- Davanın KABULÜ ile;
a-) Davalı işveren tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİ İLE davacının davalının nezdinde İŞİNE İADESİNE,
b-)Davacının, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak üzere işverene başvurması sonucu işverence işe başlatılmaması halinde davacının kıdemi ve fesih sebebi göz önünde bulundurularak takdiren 4 aylık brüt ücret tutarındaki 123.100,80 TL‘nin davalıdan tahsilinin gerektiğinin BELİRLENMESİNE,
c-) Davacının, işe iade için 10 günlük yasal süre içinde işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşeceği tarihe kadar gerçekleşen en çok 4 aylık ücreti ve diğer haklarının tutarı olan brüt 151.701,60 TL’nin davalıdan tahsilinin gerektiğinin BELİRLENMESİNE,
Alınması gereken harç 732,00 TL olduğundan, davacının peşin olarak yatırdığı 427,60 TL harcının mahsubu kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 855,20 TL peşin ve başvurma harcı ile bilirkişi ücreti, tebligat, posta masrafı: 4.639,50 TL olmak üzere toplam: 5.494,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 900,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
Davalıdan alınması gerekli istinaf karar harcı 732,00 TL olduğundan, davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından istinaf yargılaması sırasında yapılan istinaf başvuru harcı: 1.683,10 TL olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
HMK 333. Maddesi uyarınca artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
Kararın tebliği ile harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 7036 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


