altinoz.com.tr

İdari Para Cezalarının Uygulanabilmesi İçin Soruşturma Zorunlu Değildir

T.C.
DANIŞTAY
İdari Dava Daireleri Genel Kurulu

Esas No : 2018/1407
Karar No : 2019/300
Tarih : 30.01.2019

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi olan davacı şirketin akaryakıt istasyonundan alınan motorin numunesinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde yapılan analizinde teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği ve bu durumun 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının ( ı ) bendine ve Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ( a ) ve ( b ) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin ( d ) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının ( b ) bendinin ( 3 ) numaralı alt bendi uyarınca davacı şirkete 57.232.00.-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin 07/09/2011 günlü, 3415-62 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/12/2017 günlü, E:2011/4120, K:2017/3722 Sayılı kararıyla; bayilik lisansı sahibi davacı şirketin akaryakıt istasyonunda bulunan motorinde kükürt oranının tebliğde belirlenen normal referans değerlerden yüksek olduğu, bu durumun teknik düzenlemelere aykırılık teşkil etmesi sebebiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usul yönünden, ön araştırma ve soruşturma yapılmadan idari para cezası verilemeyeceği; esas yönünden ise, kükürt parametresinin sonradan müdahale ile değiştirlmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı şirkete ait tesiste 14/12/2010 tarihinde denetim yapılmış ve akaryakıt tankından alınan numune, inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsüne gönderilmiştir. Anılan Kurumca hazırlanan muayene raporunda, marker seviyesinin geçerli olduğu ancak kükürt parametresinin sınır değerlerine uygun olmadığı ( 24,3 mg/kg ) tespiti yapılmıştır. Bu rapor esas alınarak dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Kurulumuzun 2018/2078 Sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince, ulusal marker seviyesi geçerli çıkan ve yalnızca “kükürt” parametresi teknik düzenlemelere aykırı bulunan numunenin, diğer bütün parametreler sınır değerlere uygun tutulmak suretiyle sadece kükürt parametresinin sonradan müdahale ile standardının altında veya üzerinde olacak şekilde değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığının ve bu durumun farklı bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmayacağının TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, TÜPRAŞ VE ODTÜ Petrol Araştırma Merkezinden sorulduğu ve ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nin 05/08/2015 tarihli yazısı ile, “…bahse konu numunenin alım tarihi olan 11/06/2009’da 29/11/2008 günlü, 27069 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Motorin Türlerinin Üretimi, Yurtdışı ve Yurtiçi Kaynaklardan Temini ve Piyasaya Arzına İlişkin Teknik Düzenleme Tebliği ( Akaryakıt Seri No:1 )’nin yürürlükte olduğu, bu tarihte piyasada kırsal motorinin de bulunabileceği, yüksek kükürtlü kırsal motorin ile düşük kükürtlü motorin karıştırılmış ise elde edilen ürünün kükürt parametresinin standardın üzerinde olacak şekilde değişmesinin teknik olarak mümkün olabileceği” cevabının verildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :

5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Lisans Sahiplerinin Temel Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasının ( ı ) bendinde, bu Kanuna göre faaliyette bulunanların; piyasa faaliyetlerinde, Kurul’un belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamakla yükümlü oldukları belirtilmiş; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının ( b ) bendinin ( 3 ) numaralı alt bendinde ise, 4. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde, sorumlularına ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.

Petrol piyasasına ilişkin faaliyetler kapsamındaki tesislerin ve piyasaya sunulan petrol ve madenî yağın teknik düzenlemelere ve standartlara uygunluğu ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan ve 10/09/2004 günlü, 25579 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ( a ) bendinde, akaryakıtın teknik düzenlemelere uygun olmasının zorunlu olduğu, ( b ) bendinde, ürünlerin öncelik sırasıyla TS veya EN standartlarına veya bu standartlar da yoksa, TSE tarafından kabul gören diğer standartlara uygun olmasının esas olduğu belirtilmiş; 7. maddesinin ( d ) bendinde ise, lisans sahiplerinin akaryakıtı teknik düzenlemelere uygun olarak arz etmekle yükümlü oldukları ifade edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

USUL YÖNÜNDEN:

Davacının, ön araştırma ve soruşturma yapılmadan idari para cezası verilemeyeceği iddiası yönünden;

İdari yaptırım türleri genel olarak hukukumuzda idari para cezaları ve idari tedbirler olarak sınıflandırılmıştır. 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 16. maddesinde de idari para cezalarının yanısıra idari tedbirler de idari yaptırım olarak kabul edilmiş, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler idari tedbir olarak tanımlanmıştır.

5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununun “Cezalar, İdari Yaptırımlar, Dava Hakkı, …” başlıklı İkinci Kısım, Birinci Bölümünün 19. maddesinde idari para cezaları, “idari yaptırımlar” başlıklı 20. maddesinde de lisans iptali hali düzenlenmiştir. Gerek idari para cezasının gerekse lisans iptalinin idari yaptırım olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, 5015 Sayılı Kanunda idari para cezaları ile lisans iptali farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 Sayılı Kanun’un 19. maddesinde, idari para cezası verilebilmesi için ( lisans sahibi olan ve olmayanlar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın ) soruşturma yapılması zorunlu bir unsur olarak belirtilmediği halde idari para cezası dışındaki idari yaptırımları ( idari tedbirleri ) düzenleyen 20. maddesinde, lisans iptali için soruşturma yapılması zorunlu görülmüştür. Ancak idari para cezalarının uygulanabilmesi için soruşturmanın zorunlu olmamasına karşın, gerektiği takdirde soruşturma yapılabileceği de kuşkusuzdur. Nitekim Yönetmeliğin 25. maddesinde de ön araştırma ve soruşturma prosedürüne gerek olmayacak derecede açık olduğu Kurul tarafından belirlenen faaliyet ve işlemler için sadece savunma alınmakla yetinileceği belirtilerek bunun dışındaki durumlarda soruşturma yapıldıktan sonra karar verileceği kabul edilmiştir.

Bu nedenle, davacının anılan iddiası yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:

Temyize konu Daire kararında, kükürt parametresinin sınır değerlere uygun olmaması durumunun teknik düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Ancak, ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nin 05/08/2015 tarihli yazısında değinildiği üzere, numune alınan yakıt tankında, yüksek kükürtlü kırsal motorin ile düşük kükürtlü motorin karıştırılmış ise elde edilen ürünün kükürt parametresinin standardın üzerinde olacak şekilde değişmesi mümkün olmakla birlikte, eğer böyle bir karıştırma işlemi yapıldı ise diğer parametrelerde de sınır değerlerine aykırılık olması beklenecektir. Oysa, davacı şirkete ait tesisteki akaryakıt tankından alınan numunenin analizi sonucunda düzenlenen motorin muayene raporunda, analiz yapılan yakıtın marker seviyesinin geçerli olduğu ve diğer parametrelerde bir aykırılık olmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, yapılan denetimde, davacının akaryakıta müdahale ettiğine ilişkin somut bir tespite de yer verilmemiştir.

Bu durumda, sadece kükürt parametresinin teknik düzenlemelere aykırı çıkması, diğer parametrelerin uygun bulunması, davacı şirketin numune alınan akaryakıta bir müdahalesinin olduğuna ve piyasaya teknik kriterlere aykırı akaryakıt arz ettiğine ilişkin somut bir tespitin de bulunmaması karşısında, davacı şirketin, yukarıda yer verilen, lisans sahiplerinin akaryakıtı teknik düzenlemelere uygun olarak arz etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz etmeye olanak bulunmadığından, uyuşmazlık konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 Sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/12/2017 günlü, E:2011/4120, K:2017/3722 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, kesin olarak 30.01.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- ) Dava; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirketin akaryakıt istasyonundan alınan motorin numunesinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde yapılan analizinde teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği ve bu durumun 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının ( ı ) bendine ve Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ( a ) ve ( b ) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin ( d ) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının ( b ) bendinin ( 3 ) numaralı alt bendi uyarınca davacı şirkete 57.232.00.-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin 07/09/2011 günlü, 3415-62 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olan, Kurulumuzun 2018/2078 Sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince, ulusal marker seviyesi geçerli çıkan ve yalnızca “kükürt” parametresi teknik düzenlemelere aykırı bulunan numunenin, diğer bütün parametreler sınır değerlere uygun tutulmak suretiyle sadece kükürt parametresinin sonradan müdahale ile standardının altında veya üzerinde olacak şekilde değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığının ve bu durumun farklı bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmayacağının sorulması üzerine, ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nin 05/08/2015 tarihli yazısı ile, “…bahse konu numunenin alım tarihi olan 11/06/2009’da 29/11/2008 günlü, 27069 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Motorin Türlerinin Üretimi, Yurtdışı ve Yurtiçi Kaynaklardan Temini ve Piyasaya Arzına İlişkin Teknik Düzenleme Tebliği ( Akaryakıt Seri No:1 )’nin yürürlükte olduğu, bu tarihte piyasada kırsal motorinin de bulunabileceği, yüksek kükürtlü kırsal motorin ile düşük kükürtlü motorin karıştırılmış ise elde edilen ürünün kükürt parametresinin standardın üzerinde olacak şekilde değişmesinin teknik olarak mümkün olabileceği” cevabının verildiği anlaşılmıştır.

Kükürt parametresine ilişkin olarak ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nin ara kararına verdiği cevap göz önünde bulundurulduğunda, teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal ettiği akredite laboratuvar analizi sonucu düzenlenen rapor ile saptanan davacı şirket hakkında kurulan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.