altinoz.com.tr

Gerçeğin Hükmü Kalmadı!

Bir toplumda, ya da bir ülkede gerçek hükmünü yitirirse ne olur?

Mesela sadece bir örnek: Kanal İstanbul’un ÇED raporunda 5 ayrı güzergah üzerinden su kayıpları veriliyor. En düşük su kaybı 4. güzergahta deniliyor ve çözüm olarak “Melen Barajı” gösteriliyor.

Oysa dün Anadolu Ajansından geçen haberde Bakan Kurum aynen şu cümleleri ediyor: “Kanal İstanbul Projesi üzerinden birilerinin prim yapmasına da müsaade etmeyeceğiz. Bizim işimiz var. Vatandaşımızı net bir şekilde, doğru bir şekilde depremden etkilenmeyeceği, su kaynaklarının azalmayacağı, yine bölgeden 500 bin yeni nüfus geleceği, 500 bin yeni nüfus dışında herhangi bir nüfus gelmeyeceği…”

Bakınız kendi yaptırdıkları ÇED raporunda bile  5 güzergahın hepsinde su kaynakları zarar görüyor. Sadece en az zarar 4. güzergah da deniliyor ve orayı da Melen Barajı karşılayacak deniliyor.

Biri gerçeği söylemiyor ama kim?

***

Benzer o kadar çok fazla örnek var ki. TV5’de bu durum hakkında “Siyasetin söylediği ile eylemi tam zıt yöndedir. Doğu diyorsa siz ‘batı’ anlayın” şeklinde izah ediyorum.

Gerçekten de durum aynen bu şekildedir.

Mesela perde önünde ileri sürülen “Dava” kavramı ile perde arkasında oluşan “Para” kavramı nasıl bir ilişki içindedir?

Bir dava partisi vatandaşını bir köprüden 45+KDV dolara geçirir mi? Bir dini dava partisi sırat köprüsünü bu dünyada kurar mı? Köprüden geçmeyenlerin de parasını milletinden alır mı?

Bu nasıl dava? Bu nasıl Ümmet?

***

Herkesin bildiği ve bir şekilde izah ettiği hesaplama yöntemleri ve şeffaflık konusunda bir adım dahi atılmıyor. Mesela Millet onca döviz alırken, MB ile Kamu Bankaları arasından ilişki ve swap işlemleri ne oluyor?

Onca soru öylece cevapsız bekliyor. 3 Maymun daha ne kadar oynanacak? Bekleyelim bakalım.

TÜİK’in onca hesap uyumsuzlukları… Umut ediyorum bir gün gerçeklere daha yakın oluruz.

Ama tüm bu gerçekliği şüpheli, rakamlar karşısında biri ülkeyi turluyor. Sn Berat Albayrak “Türkiye İçin Değişim Başlıyor” başlığında tek tek, il il ziyaretlerde bulunuyor.

Ben açıkçası bu rakamları kabullendiği için kendilerine teşekkür ediyorum. Umarım bu değişim rüzgarı Ak Parti içerisinde de “Kabullenme” ile sonuçlanır.

***

Biz de bir soru soralım:

Mesela Kanal İstanbul üzerine yapılacak köprülerin geçiş ücreti kaç lira olacak? Kanal İstanbul Projesinin asla ve asla devletin kasasından yapılmayacağını iki hafta önce TV5’de açıklamıştım. Hazine garantili Osmangazi Köprüsü gibi yapılacağı bellidir. Ama köprülerin geçiş fiyatı belli değildir.

MUCİZEVİ İŞSİZLİK

Ağustos-Ekim arası son iki ayda;

15+ yaş üstü nüfus: 165 bin arttı (+)

İşgücü 440 bin azaldı (-)

İstihdam 186 bin azaldı (-)

İşsizler 254 bin azaldı (-)

Böylece işsizlik oranı da %14,0’den 13,4’e geriledi.

Nasıl ama… Muhteşem bir hesaplama yöntemi. Sadece nüfus artıyor ama çalışan sayısı düşmesine karşı işsiz sayısı bile daha çok düşüyor.

Her bin çalışandan 6,5 kişi işini kaybetmiş ama işsizlik azalmış. Çünkü artan nüfus küskün (Ya da küskünler artmış) ve iş gücü piyasasına gelmiyorlar. Böylece muhteşem sonuç ortaya çıkıyor.

Eğer biz de tersten gidersek şu sonuca ulaşırız:

Artan nüfusun mevcut nüfusta olduğu gibi yüzde 53’ü iş gücü piyasasına gelecekti (165 bin * 0,53 eşittir 87 bin kişi)

Böylece işgücü piyasası 440 bin eksilmeyecek, tersine +87 bin kişi artacaktır. O zaman da işgücü piyasası 33 milyon 267 bin kişi olacaktı. Çalışan sayısı 28 milyon 343 bin olduğu sabit olduğuna göre, işsiz sayısı resmi açıklama olan 4.396 bin kişi yerine 4.924 bin kişi olacaktı. Böylece de işsizlik oranı %14,0’den 13,4’e düşmeyecek, tersine %14,8’e çıkmış olacaktı.

Neyse bir gün gerçekler gerçekleşir elbette. 

Aynı durum finansal ve reel piyasalarda şişirilen balon havası için de geçerlidir elbette. Üfleyene değil, patladığında kim kalacağına bakalım bence.

Kaynak: Karar Gazetesi-İbrahim Kahveci

https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/gercegin-hukmu-kalmadi-12482