
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KIRKÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ
Esas : 2021/2196
Karar : 2025/647
Tarih : 15.05.2025
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2021
NUMARASI: 2018/1053 Esas – 2021/242 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisi adına ve kendisinin o dönemlerde yetkilisi olduğu .. San. ve Tic. Ltd. Şti., … San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … Paz. Ltd. Şti. adlı şirketler için 28.02.2005, 01.09.2004, 04.06.2007 ve 30.06.2004 tarihlerinde davalı bankadan çek hesabı açtırılarak yaklaşık üç yüze yakın çek koçanı aldığı, işbu çeklerin bir kısmının 2006 yılında çalınması üzerine müvekkil, elinde kalan diğer çekleri davalı bankaya teslim etmiş ve çalınan çekler için de tutanak tutulduğu, bankacılık düzenlemeleri çerçevesinde ilgili bankanın her bir çek koçanı için ödemekle yükümlü olduğu yasal tutarın ödemesinin teminatı olarak ise müvekkile ait bir taşınmaz üzerine 10.08.2005 yılında ipotek tesis edildiği, davalı banka tarafından ipotek tesis edilen taşınmazın satılması zarureti doğduğundan taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılması bankadan istenmiş olup banka ile yapılan yazışmalar neticesinde, bankaya iade edilmeyen çekler yönünden çek koçanları için bankanın sorumlu olduğu miktarın %50’si oranında dört farklı hesapta nakit blokaj konulması için gerekli olan toplamda 50.123,00 TL müvekkilden istendiği, bunun üzerine 09.10.2013 tarihinde banka tarafından istenen 50.123,00 TL müvekkile ait … bank A.Ş. … şube kodlu … iban numaralı hesabında hazır edildiği ve davalı bankaca da iş bu paraya blokaj uygulandığı ve uygulanmaya da devam edildiği, davalı bankanın yapmış olduğu blokaj işleminin yasa dışı olması sebebiyle müvekkile ait … bank A.Ş. … şube kodlu … iban numaralı hesabındaki blokajın kaldırılarak hesapta bulunan paranın müvekkile iade edilmesi gerektiği belirtilerek, davalı bankanın hukuka aykırı, haksız ve sebepsiz şekilde müvekkile ait … bank A.Ş. … şube kodlu … iban numaralı hesap üzerinde konulan blokajın kaldırılarak blokaj konulan paranın blokajın haksız olarak devam ettirildiği-kaldırılması gerektiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizle birlikte davacıya iadesi, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5941 sayılı Yasa’nın geçici 1. Maddesinin 3. Bendine göre, müvekkil Bankanın davacıya vermiş olduğu eski çek defteri ile ilgili 3167 sayılı yasadan doğan sorumluluğu devam ettiğini, bu nedenle, müvekkili bankanın eski çek yapraklarıyla ilgili ödeme zorunluluğu olmadığı gibi bir görüş kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki; çeklerin boş olarak çalındığını bir an için kabul edilse dahi, keşide tarihi kısmı da boş olduğundan, herhangi bir tarih yazılarak doldurulabileceğini, bir çekin yasal sorumluluk bedeli için bankaya başvurulduğunda, çekin ibraz tarihi itibariyle Merkez Bankasınca belirlenen yasal sorumluluk bedeli ödendiğini, hal böyleyken müvekkili bankanın ilgili çeklere konu riskinin mevcut olmadığını, sorumluluğun sona ermediğini, davacının davası bu açından da esas itibariyle yerinde olmayıp reddi gerektiğini, davacının haksız talebinin yanı sıra tutar, faiz talebi ve bu faizin türü ile başlangıç tarihinin de hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu, davacının iddiasına konu ettiği bloke tutarının dilekçesinde yer verdiğinden daha az olduğunu, davacının iddiasına konu blokelerin yasa gereği takastan iade gelmiş çekleri için devam etmekte olup diğer blokelere ilişkin kaldırım işlemlerinin yapılmakta olduğunu, davacı …/… hesaplarına grubunda yer alan firmalardaki riskler nedeniyle rehin blokaj talimatları kapsamında hold konulmuş olduğunu, sonrasında ilgili risklerin azalması nedeniyle 3.760,00 TL çek asgari tutarı riski dışındaki tutarlara ilişkin holdların kaldırılması işlemlerine başlanılmış olmasına rağmen davacı tarafından huzurdaki davanın açıldığını, 3.760,00 TL dışında davanın konusuz kaldığını, davanın ilgili kısım için konusuz kaldığı değilde, davanın kısmen kabul edildiği yönünde bir kanaat olursa da müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, “Dosya kapsamında toplanan deliller incelenmiş ve değerlendirilmiş, bu delillerden davacının iddiasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti de yatırılmadığından inceleme de yapılamamıştır. Davacı taraf her ne kadar davalı tarafın cevap dilekçesi ile davayı ikrar ettiğinden bahsetmiş ise de cevap dilekçesindeki davalı vekili beyanlarının açık bir ikrar ve kabul mahiyetinde olmadığı, neticede davanın reddini talep ettiği anlaşıldığından davacı tarafın davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak ispatlanamayan davanın reddine, …” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının dilekçelerinde davaya konu blokelere dair kaldırma işlemlerine zaten başlandığını belirtmiş ikame edilen davanın ispatlandığını, davalı cevap dilekçesinde, “3.760,00 TL dışındaki bloke tutarı açısından blokaj işlemlerinin kaldırılmasına başlandığını” ifade ederek öncelikle 3.760,00 TL dışındaki blokajın haksız olarak tutulduğunu ikrar ettiğini, davalının beyanlarına göre 46.363,00 TL üzerindeki blokajın haksız tutulduğu yönünde taraflar arasında bir çekişme kalmadığını, Davalı her ne kadar ilgili çeklere dair kalan riskin 3.760,00 TL olduğunu ve blokajın da sadece bu miktar üzerinde tutulacağı beyanına ilişkin işbu bu savunmasını ispatlayacak herhangi bir delil de ibraz etmemesine rağmen mahkemece davanın sırf dosyanın bilirkişiye gönderilip inceleme yapılmadığı için ispatlanmadığı sonucuna varıldığını, açıklanan, sunulan belgeler ve dosyaya gelen evraklar yerel mahkeme hakimince kendi bilgi ve deneyimleri ile çözebileceği türden evraklar olup, dosyanın bilirkişi atanmaksızın hakim tarafından çözümlenmesi gerekirken bilirkişi atanması ve ücretin ödenmemesi sebebiyle davanın ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. Maddesinde “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Haller”in sayıldığını, teknik bir bilgi veya özel bir yeterliliğe gerek olmayan huzurdaki dava da sırf dosya bilirkişiye gönderilmedi diye davalının açık ikrarı ve açıkladığımız kanuni nedenler incelenmeksizin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olmuştur. beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, banka hesabına konulan blokenin kaldırılması ve hesaptaki paranın ödenmesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekip gerekmediği noktasındadır.Davalı banka tarafından, davacıya verilen çek defterleri nedeniyle banka riskinin teminat altına alınması için davacının banka hesabına bloke konulduğu ihtilaf konusu değildir.Davacı tarafından, çekler nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun sona ermesine rağmen blokenin kaldırılmadığı iddiasıyla blokenin kaldırılmasına ve hesapta bulunan paranın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6273 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu’na eklenen ve 03/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren geçici 3. Maddenin 2. fıkrasında, bankaların, 31/12/2012 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecekleri ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecekleri; 4. fıkrasında ise, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/6/2018 tarihinde sona ereceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre, şirkete 2004-2005 yıllarında, şahsa olanların ise 2004 ve 2007 yıllarında teslim edildiği anlaşılmaktadır.Davalı cevap dilekçesinde, Davacının …/… hesaplarına, grubunda yer alan firmalarındaki riskler nedeniyle rehin blokaj talimatları kapsamında hold konulduğunu, sonrasında ilgili risklerin azalması nedeni ile 3.760 TL. çek asgari tutarı riski dışındaki tutarlara ilişkin holdların kaldırılması işlemlerine başlanıldığını, davanın 3.760.-TL.’lik kısmı dışında konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Davalı banka tarafından verilen 30/10/2019 tarihli müzekkere cevabında, davacının … nolu hesabına konulan blokenin 15/11/2013 tarihinde kaldırılarak hesaptaki bakiyenin davacı adına açılan 3 adet vadeli hesaba aktarıldığı, bu hesaplardan … nolu hesapta 2.510,00 TL blokenin bulunduğu, diğer blokelerin kaldırıldığı bildirilmiştir. Çeklerin verilme tarihi nazara alındığında davalı bankanın çek riskinin 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3. maddesinin 2. Fıkrası gereğince 30/6/2018 tarihinde sona ermiş bulunmaktadır. Dolayısıyla davacının hesabına bloke konulmasının hukuki bir dayanağı kalmamıştır. Bu nedenle, … nolu hesapta bulunan blokenin kaldırılması gerekir. Bu husus hakimin hukuki bilgisi ile çözülebilecek nitelikte olup, bilirkişi incelemesi yapılması gerekli olmadığından ilk derece mahkemesince bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Buna karşın davacı tarafça blokeye konu paranın faiziyle iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, hesapta bulunan para davacının hesabında bulunduğundan iadeye karar verilmesi talebi yerinde görülmemiştir.HMK’nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının davasının ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, 2-Davacının … İçerenköy Şubesinde bulunan … nolu hesabına davalı banka tarafından konulan blokenin KALDIRILMASINA,3-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 855,98 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 240,58 TL’nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 168,5 TL olmak üzere toplam 204,4 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 102,20 TL yargılama masrafına, 615,40 TL harç eklenerek sonuç olarak 717,60 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 102,20 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.315,99 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 193,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalının avansından yapılan istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025

