Savaş Bitmez, Hürmüz Açılmaz, Petrol Düşmez

Tüm okurlarımın ve kanıma susamış trollerimin 19 Mayıs Milli Egemenlik Bayramı’nı kutlarım. Yüce Atamız “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” buyurmuş. Egemenliğiniz sizin mi? Değilse, ona çöken hayasızların elinden geri alın. Bugün dahi bu cesareti gösteremezseniz, yarın ise “Adalet mülkün temelidir” düsturunu hatırlatıp malınıza da çökecekler. Çünkü artık egemenliğinizi çalan Kötülük Rejimi’nin dağıtacak rantı bitti. Onu iktidarda tutan sülükleri beslemek için taze kan lazım.

Eğer İran Savaşı patlak vermeseydi, çökme faaliyeti bir kaç “pilot proje” holdingden sermayenin geneline yayılacaktı, ama savaş Reis’i duraklattı. Savaş bitmeden de ne CHP’nin topyekûn imhası ne de Barış Süreci hususunda hiçbir ciddi adım atmayacak.

Neyse ki savaş bitmeyecek, Hürmüz Boğazı açılmayacak, yaz aylarında da Brent $150/varile çıkıp Erdoğan Reisi’mi çok zor bir tercihle yüz yüze bırakacak: Emekliye, kamu çalışanına, asgari ücretliye TÜİK enflasyonunun çok üstünde zam bahşet ya da anketlerde nal topla. Bu da kırk katır mı kırk satır mı türü bir tercih. Eğer ek zam yoksa, zaten artık AKP’yle arasına mesafe koyan ama kendine yeni adres arama zahmetine girmeyen ve halihazırda Türkiye’nin birinci siyasi partisi olan Kararsızlar ve Bilmiyorum Partisi’nin CHP veya diğer muhalefet partilerine gönül koyduğunu göreceğiz.

Brent sene sonunda da $150’de seyredeceği için Erdoğan bir kez daha aynı sınavı yaşayacak. Peki, herkese her altı ayda bir enflasyonun üstünde zam yapsa ne olur? Yine oylarını koruyamaz, çünkü o zamlar harcanabilir gelire değil, enflasyona dönüşecek ve seçmenin kızgınlığı tavan yapacak.

Bu senaryonun gerçekliği tabii İran Savaşı’nın ne zaman biteceği ile çok yakından ilgili. Maalesef gerek Wall Street gerekse bizim basın savaşın gidişatını Trump’ın birbirini tutmayan demeçlerinden izliyor. Hürmüz Boğazı’nı kim kontrol ediyor? İran. İran ne istiyor?

·       Hürmüz Boğazı’ndan kimin, kaç para haraca geçeceğine ben karar veririm.

·       Nükleer ve füze programı İran’ın bekasının garantisidir, bunlar barış pazarlıklarında tartışmaya kapalıdır.

·       Bana bir daha saldırılmayacağına dair güvence istiyor, yani birisi Netanyahu denen soykırımcıyı dizginlesin.

İran’ı bu şartlarından vazgeçirmenin bir tek yolu var, onu da Trump söyledi: “Yandım Allah, pes, pes” diye bağırıncaya kadar sivil-askeri hedef dinlemeden bombalamak. Bence yakın gelecekte barışı değil, bu olasılığı göreceğiz. İran da cevap olarak Körfez’deki enerji tesislerini, hatta belki İncirlik ve/ya Bakü-Ceyhan boru hattını sabote etmeyi deneyecek.

Hadi diyelim ki benim kafam iyi ve torbacı kötü mal vermiş, tatlı hayaller yerine burnuma kadar distopyaya gömülmüşüm. Barış yarın, üç gün içinde de Hürmüz Boğazı açıldı. İsteyen tankerini yükleyip geçip gidiyor. Petrol fiyatları düşer mi? HAYIR!

·       İlkin, dediğim gibi, zararın boyutunu ve tamirat süresini çok iyi hesaplayamasak bile, Körfez’de enerji üretiminin normale dönmesinin en az altı aya, belki bir yıla kadar uzayacağını enerji uzmanları bize hatırlatıyor. İkincisi, dünyada kamu ve özel sektördeki rezervler kritik seviyeye düştü. Körfez veya global petrol üretiminin kısa sürede normal kapasitenin üzerine 1 milyar varil pompalaması gerekecek ki rezervler asgari sürdürülebilir düzeye yükselsin, ancak ondan sonra fiyatlar düşer.

·       Eğer barış koşulları muğlaksa ya da savaş yerine kalıcı bir ateşkes ve her an yeniden çatışmaların başlaması söz konusu olacaksa, navlun ve sigorta primleri yüzünden petrol ve doğal gaz fiyatları yüksek seyredecek.

Tüm bu söylediklerim en erken dört hafta, en geç de yaz ortalarında gerçekleşecek. O zaman Wall Street’te yapay zeka her şeyi çözer efsanesiyle burnuna kadar mala gömülenlerin akıbeti de Hürmüz’de izinsiz çıkmaya çalışan ve denizin dibini boylayan tankere dönecek. Zaten haziranda savaşın dördüncü ayı da bitmiş olacağından, enflasyon manşetlerden beklentilere sızmış olacak ve bu yıl önce BoJ, sonra BoE, sonra Fed ve en sonunda AMB faiz artırarak piyasaların poposuna bir acı biberli fitil daha sokacak.

Son günlerde tahvil pazarındaki depremi gördünüz, durun bu daha öncül. Turbun büyüğü haziranda.

Peki diyelim ki FÖŞ haklı, Brent sene sonuna kadar $150/varilin altına düşmez. O zaman bizim ekonomiye ne haller olur? Hafta sonu bu soruya cevap bulmak için ChatGPT, Gemini, Johnny Walker ve Jack Daniels’la beyin fırtınası yaptık. Elde ettiğimiz sonuçları ChatGPT’nin ağzından dinleyelim:

İlk adımda, ChatGPT ve Gemini’dan, bütçenin bu dev dışsal şoka pasif tepki verdiği, efektif politika faizinin %40’ta sabit kaldığı bir senaryoda enflasyon, cari açık ve büyüme için 2026-2027 simülasyonu üretmesini istedik. Ardından, bağımlı değişken olarak benimsediğimiz GSYİH’yi de bu simülasyona ekledik. Her iki denemede de ortalamaları aldık.

ChatGPT: Aşağıdaki tabloda benim daha “ılımlı/TCMB transmisyonunu dikkate alan” projeksiyonum ile Gemini’nin daha “kur şoku ve fiyatlama davranışı bozulması” odaklı projeksiyonunu birleştirdim. Son sütunda iki tahminin ortalaması yer alıyor.

Karşılaştırmalı Senaryo Tablosu

Gösterge                              2026                 2027

TÜFE (Benim Tahminim)  %38 – %43   %24 – %30

TÜFE (Gemini Tahmini)    %52 – %55   %38 – %42

Ortalama TÜFE       %45 – %49   %31 – %36

Cari Açık / GSYİH (Benim Tahminim)   %3,3 – %3,9            %2,7 – %3,3

Cari Açık / GSYİH (Gemini Tahmini)      %5,8 – %6,2            %4,2 – %4,5

Ortalama Cari Açık / GSYİH                   %4,6 – %5,1            %3,5 – %3,9

Cari Açık ($ milyar) – Benim Tahminim (2026 ve 2027) $58 – 68 milyar      $48 – 58 milyar

Cari Açık ($ milyar) – Gemini Tahmini ~$95 – 105 milyar ~$72 – 82 milyar

Ortalama Cari Açık ($ milyar)     $76 – 87 milyar            $60 – 70 milyar

Not: Gemini’nin cari açık tahminleri, 2026’da yaklaşık $1,65–1,7 trilyon; 2027’de ise ~$1,75–1,8 trilyon nominal GSYİH varsayımıyla hesaplandı.

Sizce sene sonunda TÜFE %45-49 bandına tırmanırsa halk ek zam diye sokaklara dökülmez mi? TCMB faizi kaça tırmanır? Düşünün ve sonra tatil rezervasyonlarınızı iptal edin.

Bu Yazıyı Paylaşın