Evlenmenin Sosyal Amacı Yanında, Cinsel Arzuları Tatmin Etme Gayesi de Vardır

T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ
 
Esas: 2024/6442
Karar: 2025/4430
Tarih: 30.04.2025

 

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2022/2860 E., 2024/1127 K.

 

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/197 E., 2022/344 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davası ve fer’îlerinin reddi, tedbir nafakası miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, karşı boşanma davası ve fer’îlerinin reddi, kabul edilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

Davalı-karşı davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

 

Davalı-karşı davacı tarafın iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkeğin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

Davacı-karşı davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

 

Somut uyuşmazlıkta, taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince dosyaya sunulan tedavi evrakları ile tarafların hastaneye sevkinin sağlandığı, evlilik birliğinin devamına engel herhangi bir rahatsızlıklarının olmadığının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi raporlarından anlaşılmakta olduğu, davalının da Bursa Uludağ Üniversitesi’ne sevk edildiği, davalı-karşı davacı erkek bakımından da herhangi bir cinsel rahatsızlık olmadığının belirlendiği, yine tanık A.Ü. beyanında tarafların bir süredir ayrı yaşadığı, bir kere yanlarında tartıştıklarını ve kadının ”ben ayrılmak istiyorum” dediğini beyan ettiği, beyanı görgüye dayalı olduğundan hükme esas alındığı, neticede tüm dosya değerlendirildiğinde tanık beyanlarında tarafların arasında herhangi bir geçimsizlik olmadığı, sadece bir süredir ayrı yaşadıkları, dosyaya yansıyan evlilik birliğini temelden sarsacak herhangi bir eylem mevcut olmadığı, tarafların salt bir süre ayrı yaşaması birliğin temelinden sarsılmasına yeterli olmadığı, ayrıca hastaneden aldırılan raporlarda tarafların evlilik birliğinin devamına engel herhangi bir rahatsızlıklarının olmadığının anlaşıldığı, tüm hali ile mevcut deliller itibari ile evlilik birliğini temelinden sarsacak herhangi bir durum bulunmadığı değerlendirilerek, asıl ve karşı boşanma davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların dava tarihi itibariyle yaklaşık bir buçuk yıldır birlikte oldukları, tarafların cinsel birliktelik kuramadıklarının ise her ikisinin de kabulünde olduğu ancak bu konuda birbirlerini suçladıkları, davalı-davacı erkek hakkında alınan Bursa Uludağ Üniversite Hastanesi’nin 03.09.2021 tarihli sağlık raporunda, erektil disfansksiyonu destekler organik patolojinin saptanmadığının bildirildiği, yine kadın hakkında alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nin sağlık raporunda kadının evlilik birliğinin devamına engel herhangi bir cinsel rahatsızlığının bulunmadığının bildirildiği, kadının cinsel birliktelikten kaçındığı ispat edilemediği gibi kadının cinsel birlikteliğinin gerçekleşmesine engel bir rahatsızlığının da tespit edilemediği anlaşılmıştır.

 

Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Birlikte yaşanan uzun süre içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı-davalı kadın açısından bir kusur olarak kabul etmek mümkün değildir. Davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonra da devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacı-karşı davalıyı zorlamak açık bir haksızlıktır. Bu koşullar altında davacı-karşı davalı kadından evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Kadın dava açmakta haklıdır. Bu halde aile birliğinin temelinden sarsıldığı (TMK md. 166/1) kabul edilerek kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken kadının davasının yetersiz gerekçe ile reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve asıl boşanma davasının reddi yönlerinden kadın yararına KALDIRILMASINA,

 

İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve asıl boşanma davasının reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,

 

Bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden davacı-karşı davalı kadın vekilinin fer’îlere yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

 

Davalı-karşı davacı erkek vekilnin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …’a yükletilmesine,

 

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran …’a geri verilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KAYNAK:CORPUS
Bu Yazıyı Paylaşın