altinoz.com.tr

Aile ve Şahsın Hukuku İle İlgili Kararlar Kesinleşmedikçe İlamlı Takibe Konu Olamaz

T.C.

YARGITAY

Sekizinci Hukuk Dairesi

Esas No : 2016/19095
Karar No : 2016/16821
Tarih : 12.12.2016
KAVRAM:
  • TAKİBİN İPTALİ DAVASI
  • TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE BOŞANMA YÖNÜNDEN İLAMIN KESİNLEŞİP KESİNLEŞMEDİĞİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULDUKTAN SONRA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ
  • EKSİK İNCELEME İLE SONUCA GİDİLMESİ
  • HÜKMÜN BOZULMASI

İÇTİHAT METNİ

DAVA ve KARAR :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde dayanak ilamın boşanma davasına ilişkin olduğunu, ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını belirterek takibin iptalini istemiştir.

Alacaklı ilamın boşanma yönünden temyiz edilmediğini, tazminata ilişkin takip yapılabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; boşanma kararının temyiz edilmediği, bu nedenle fer?ilere ilişkin takip başlatılmasında aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.

HUMK’nun 443/4. (HMK’nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan tazminatlar da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.

İcra takip dosyası ve icra yargılama dosyası içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerden boşanma hükmünün temyiz kapsamında olup olmadığı bu nedenle takip tarihi itibarı ile boşanma yönünden hükmün kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.

Dayanak ilama ilişkin dosyanın mahal mahkemesinden getirtilerek takip tarihi itibariyle boşanma yönünden ilamın kesinleşip kesinleşmediği Yargıtay denetimine de imkan sağlayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.

SONUÇ :

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK?nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harem temyiz edene iadesine, 12.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.