altinoz.com.tr

Rekabet Yasağına Aykırılık Durumunda Fahiş Cezai Şartın Tenkisi

 

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/3787
Karar No : 2017/6789
Tarih : 30.11.2017
ÖZET :
  • REKABET YASAĞI TAAHHÜDÜ
  • İŞÇİNİN SÖZLEŞMEDEKİ REKABET YASAĞINA AYKIRI ÇALIŞMASI NEDENİYLE SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILAN CEZAİ ŞARTIN TAHSİLİ
  • CEZAİ ŞARTI TENKİS EDEREK MAKUL BİR MİKTARA İNDİRMESİ
  • REKABET YASAĞINA AYKIRILIK DURUMUNDA FAHİŞ CEZAİ ŞARTIN TENKİSİ

 

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

Davalının rakip firmaya geçerken davacının müşteri portföyünden ve ticari sırlarından faydalandığı, bu nedenlerle şirketlerinin zarara uğradığı iddia edilmektedir.

Rekabet yasağına aykırı davranılması halinde düzenlenen cezanın hukuki dayanağı Borçlar Kanunu’nun 179 vd. maddelerinde yazılı “Ceza Koşulu” düzenlemeleridir. Borçlar Kanunu’nun 179.maddesine göre; Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. 182.maddeye göre ise; Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler ancak Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. İşveren ancak, işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlayarak BK m. 351/1 (YTBK m. 444)uyarınca zararının tazminini isteyebilir.

DAVA :

Taraflar arasında görülen davada… 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/01/2016 tarih ve 2014/254-2016/35 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR :

Davacı vekili, davacının 15.07.2011 tarihinde istifa ettiğini, bu tarihe kadar yurtdışı operasyonlar sorumlusu olarak çalıştığını, görevi gereği müvekkil şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, kısa süre sonra davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan A. Loj. A.Ş’de aynı görevle çalışmaya başladığını, davalının rakip firmaya geçerken davacının müşteri portföyünden ve ticari sırlarından faydalandığı, bu nedenlerle şirketlerinin zarara uğradığını, davalının imzaladığı Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhüdünün 3.maddesine göre ayrıldıktan sonra 1 yıl süreyle davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanda ve işkolunda… ve bu illerin civarında aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerle çalışmayacağını taahhüt ettiğini, 7. maddesinde de en son brüt ücretinin 24 katı cezai şartı ödeyeceğini kabul ettiğini, davalının imzaladığı sözleşmeye uymadığını belirterek 81.658,00 TL’nin en yüksek banka mevduat faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirkette 13 yıldan fazla çalışmış olup kendisinin işi öğrettiği çalışanlar ile kendisinden çok sonra gelen ve aynı unvana sahip çalışanlar arasında sırf üniversite mezunu oldukları için daha fazla zam aldıklarını ve maaşlarının da daha fazla olduğunu, maddi ve manevi olarak tatmin edilmediğini, istifa etmeye mecbur kaldığını, davaya dayanak gösterilen sözleşmeyi çalışmaya başladıktan sonra baskı ile imzaladığını, müvekkilinin müşteri temsilcisi olmadığı, satış ve pazarlama aktivitesi ve imza yetkisinin olmadığını, müşteri portföyünden faydalanıp zarara sebebiyet veremeyeceğini, çalışmaya başladığı A. L. AŞ’nin kurucusu ve ortaklarından …’ın daha önce davacı şirketin ortaklarından ve yönetim kurulu üyesi olup daha sonra şirketten ayrılıp kendi şirketini kurduğunu, davacının yetkililerinin şahsi husumet beslediği, bu nedenlerle bu davanın açıldığını, kendisinin ayrılıp A. şirketinde çalışmak istediğini üstlerine söylediğini ve yöneticilerin bu durumdan haberdar olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Dava, davalı işçinin sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı çalışması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davalının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağı taahhüdüne aykırı davrandığı, rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 182. maddesi (818. sayılı Borçlar Kanunu’nun 161. maddesi) uyarınca hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Mahkemece sözleşmedeki cezai şarta ilişkin 7. madde uyarınca talebe bağlı kalınarak 81.685,00 TL ceza koşuluna karar verilmiş ise de cezanın indirilmesi gerekip gerekmediği, cezai şartın fahiş olup olmadığı tartışılmamıştır. Bu nedenle yapılan inceleme ile varılan sonuç eksik incelemeye dayalı olup davalı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Kaynak: Palmiye Yazılım