Kırsal Kalkınmaya Ayrılan Mali Destek Kentlere Gitti!

Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyetini yürüten Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), kırsal bölgelerde yaşayan zanaatkârlara vermesi gereken finansal desteği, kentlerdeki endüstriyel tesislere, otellere ve düğün salonuna verdi…

Sayıştay’ın kurumda yaptığı denetimlerde ortaya çıkan bulgulara göre TKDK’nin dokumacılık, cam eşya ve taş işleme üretimi alanında kırsal bölgelerde yaşayan dezavantajlı üreticiler için ayrılan desteği, Denizli Organize Sanayi bölgesinde havlu ve bornoz üreticilerine modern teknoloji ile ham madde sağlayan firmalara verdiği belirlendi. Her iki ilde de geleneksel taş ve cam işleme sanatı için ayrılan desteklerin mermer işleme tesisleri ile büyük firmalara cam eşya üreten tesislere verildiği tespit edildi. TKDK’nin ayrıca kırsal turizmi desteklemek için ayrılan bütçeyi, Trabzon Yomra ilçesinde kent merkezinde hizmet veren bir otele verdiğini tespit eden Sayıştay’ın hazırladığı raporda, Malatya ve Elazığ’da da kırsal turizm desteği adı altında düğün salonu yapıldığı vurgulandı.

Türkiye’nin AB Komisyonu ile imzaladığı IPA (Katılım Öncesi Yardım Aracı) programı kapsamında AB’den aldığı mali yardımların doğru şekilde kullanılması için kurulan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), tarımdan turizme, geleneksel zanaatlardan balıkçılığa, hayvancılıktan arıcılığa birçok başlıkta üretici ve girişimcilere destek veriyor.

KIRSAL İÇİN AYRILAN MALİ DESTEK ENDÜSTRİYEL ÜRETİME VERİLDİ

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan TKDK’nin 2022 yılındaki faaliyetlerine yönelik yapılan Sayıştay denetiminde, kırsalda yaşayan dezavantajlı gruplara verilmesi gereken desteklerin organize sanayideki fabrikalar ile kentte inşa edilen oteller için ayrıldığı ortaya çıktı. Sayıştay’ın Eylül 2023’te yayımladığı raporda yer verilen bulgulara göre zanaatkârlık ve katma değerli ürünler desteği kapsamında endüstriyel üretimleri desteklediği tespit edildi.

EL DOKUMASI İÇİN AYRILAN BÜTÇE, ORGANİZE SANAYİYE VERİLDİ

Sayıştay denetçilerinin TKDK İl Koordinatörlüklerinde yaptığı incelemelerde, özellikle “Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme” başlığı altında verilen “Zanaatkârlık ve Katma Değerli Ürünler” desteği uygulamasında ciddi hatalar yapıldığı ortaya çıktı. AB fonları ile birlikte eş finansman modeli gereğince ulusal bütçeden verilen desteklerin, amacı dışındaki alanlarda yapılan yatırımlarda kullandırıldığını tespitine yer verilen Sayıştay raporunda, “Söz konusu Tedbir bağlamında, Denizli ve Afyonkarahisar illerinde, ‘Zanaatkârlık ve Katma Değerli Ürünler’ ürettiği belirtilen ve ‘dokumacılık’, ‘taş işleme’, ‘cam eşya’ üretimi alanında faaliyet gösteren işletmelerden bir kısmı yerinde görülmüştür. Dokumacılık alanında, örneklem seçilerek ziyaret edilen firmaların kahir ekseriyetinin Denizli Organize Sanayi Bölgesinde yer alan firmalar olduğu ve bu firmaların, aldığı destek ile temin ettiği ve çoğunluğu yabancı menşeli olan makinalarda, çözgü levendi de denilen büyük bobinlerde yer alan iplikten kumaş dokumakta olup, nihai ürün üretmediği ve yarı mamul madde üreterek dokunmuş bu kumaşa ihtiyaç duyan havlu ve bornoz üreticilerine tedarik sağladığı anlaşılmıştır. Burada yapılan üretimin, tüm yönleri ile endüstriyel bir üretim olduğunu söylemekte hiçbir beis bulunmamaktadır” denildi.

DESTEK VERİLEN TESİSLERİN FASON ÜRETİM YAPTIĞI TESPİT EDİLDİ

Bu konudaki hatalı uygulamaların yalnızca Denizli ilinde verilen desteklerle sınırlı olmadığı vurgulanan Sayıştay raporunda, “bu sektör kapsamında verilen desteklerin hemen hepsinin büyük işletmelerde gerçekleştirilen fabrikasyon üretimler için verildiği, faydalanıcıların daha ziyade büyük markalara fason üretim gerçekleştirdiği yerinde yapılan incelemelerde müşahede edilmiştir. Oysa ki TKDK tarafından hazırlanan ‘Uygun El sanatları Listesi’nde ‘dokumacılık’ sanatı, ‘mendil, puşi, Trabzon giysisi, peştemal, el yazmalı başörtüsü, Vezirköprü giysisi gibi yün, pamuk ve ipek iplikleri kullanarak bir tezgâhta kumaşın yaratılması’ olarak tanımlanmış olup, burada bahsi geçen ‘Uygun El Sanatları Listesi’, aynı zamanda IPARD-II Programı’nın aynı adlı VIII numaralı ekidir.

‘YABANCI MENŞEİLİ MAKİNALARLA İPLİK ÜRETİMİ YAPILIYOR’

Söz konusu Tedbir bağlamında, Denizli ve Afyonkarahisar illerinde faaliyet gösteren işletmelerden bir kısmı yerinde görülmüştür. Dokumacılık alanında, örneklem seçilerek ziyaret edilen firmaların kahir ekseriyetinin Denizli Organize Sanayi Bölgesinde yer alan firmalar olduğu ve bu firmaların, aldığı destek ile temin ettiği ve çoğunluğu yabancı menşeli olan makinalarda, çözgü levendi de denilen büyük bobinlerde yer alan iplikten kumaş dokumakta olup, nihai ürün üretmediği ve yarı mamul madde üreterek dokunmuş bu kumaşa ihtiyaç duyan havlu ve bornoz üreticilerine tedarik sağladığı anlaşılmıştır. Burada yapılan üretimin, tüm yönleri ile endüstriyel bir üretim olduğunu söylemekte hiçbir beis bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi. 

ELLE TAŞ İŞLEME İÇİN AYRILAN PARA MERMER FABRİKALARINA

Sayıştay raporunda yine Denizli ve Afyonkarahisar illerinde ‘el sanatları’ kapsamındaki taş işleme zanaatı için verilen desteklere yönelik yapılan denetimlerde örnek olarak seçilen işletmelerde de benzer bir durumun söz konusu olduğu vurgulanarak, “Tesisler yerinde görüldüğünde, yapılan işin, ocaktan gelmiş tonlarca ağırlığındaki büyük mermer ve traverten blokların kesilerek, bunların inşaatlarda yer ve duvar kaplaması olarak kullanılan mermer ve traverten plakalara dönüştürüldüğü ya da CNC takım tezgâhlarında, başta geometrik tasarımlar olmak üzere pek çoğu yurt dışından alınan, villa ya da otel inşaatlarına özel siparişler için çalışıldığı anlaşılmıştır. Nitekim CNC kısaltmasının açılımı, ‘Computer Numerical Control’ olup, emek yoğun bir imalat sürecini değil, insan faktörünün etkin olmadığı bir imalat sürecini ifade eder. Hatta CNC tezgâhları, bilgisayara yüklenmiş tasarımların, üretim esnasında insan müdahalesi söz konusu olmaksızın seri ve hassas biçimde üretilmesinin sağlandığı araçlardır.”

CAM SANATI BÜTÇESİ ŞARAP VE VİSKİ KADEHİ ÜRETEN DEV FİRMAYA

Aynı sorunla, Denizli’de ‘Cam eşya’ alanında faaliyet gösteren işletmede de karşılaşıldığı kaydedilen Sayıştay raporunda, “web sayfası ya da katalogları bulunmayan firmanın belli bir ürün çalışmadığı ve/fakat sipariş usulü çalışarak 16 bin çeşit ürüne ilişkin siparişleri karşıladığı ve hâlihazırda üretilen ürünlerin şarap kadehi, viski şişesi, vazo tarzındaki ürünler olduğu görülmüştür. Firmanın hammaddeden üretim yapmadığı, üretilmiş cam eşya üzerinde kesme, rodaj, marka basımı ve en nihayet parlatma gibi işlemler yaptığı; müşteri profili incelendiğinde ise aralarında ülkenin bu konuda öncü ve lider kuruluşunun da olduğu büyük markalara fason üretim gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Burada bahsi geçen fason üretimin, malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka firmaya yaptırılan üretim olduğunu da ifade etmek gerekir. Söz konusu bu işletmede de, yapılan üretimin endüstriyel üretim olduğu tereddüde yer bırakmayacak ölçüde açıktır” görüşüne yer verildi.

KIRSAL TURİZM İÇİN AYRILAN PARA KENT OTELİNE GİTTİ

Sayıştay denetçilerinin kurumda yaptığı incelemede ‘Kırsal Turizm ve Rekreasyonel Faaliyetler’ kapsamında desteklenen yatırımlarda da ‘kırsal’ tanımının dışına çıkıldığı tespit edildi. Örneklem seçilen tüm illerde aynı durumla karşılaşıldığına değinilen raporda, somut örnek olarak Trabzon Yomra’da finansal destek sunulan otelin çapıcı bir örnek olduğu vurgulanarak şöyle denildi:

‘PROGRAM HEDEFİNDEN NE KADAR UZAKLAŞILDIĞI GÖRÜLÜYOR’

“IPARD programındaki ‘Kıyılar ve başlıca turizm beldelerindeki ana akım turizme ek olarak Türkiye’nin yüksek doğal, arkeolojik, kültürel değerlerinin tanıtılması gerekmektedir’ vurgusunun, bu otelin web sayfasında kendi tanıtımını yaptığı şu satırlarla boşa çıkartıldığını söylemek çok da yanlış olmayacaktır: ‘Otelimiz, Trabzon’da mavi ile yeşilin en mükemmel noktada buluştuğu turistik bölgesi Kaşüstü’nde konumlandırılmış olup plaj ve restoranlarına çok yakın bir mesafededir.’ Burada yol açılan çelişki, tüm çıplaklığı ile zuhur etmekte ve Program hedefinden ne kadar uzaklaşıldığı ve sonuçta gelinen yerin, ana akım turizm ile şehir oteli kavramının bir harmanı olduğu çarpıcı biçimde görülmektedir. Buradaki örnek, yaygın olan bir durumun misali olarak verilmiş olup, ne yazık ki benzer örneklere ziyaret edilen diğer illerde de sıkça rastlanmış ve kırsal turizm destekleri bağlamında doğru uygulama örneklerinin yanlış uygulama örneklerine nazaran istisna teşkil ettiği görülmüştür.

MALATYA VE ELAZIĞ’DA KIRSAL TURİZM BÜTÇESİ İLE DÜĞÜN SALONU

Özetle, Tedbir kapsamında verilen desteklerin, az sayıdaki istisna dışında, deniz tatilini hedefleyen oteller ile şehir oteli niteliğindeki otellere verildiği, yatırımlar arasında ‘yeme içme tesisi’ adı altında yapılan fakat düğün salonu olarak faaliyet gösteren yatırımlar da bulunduğu yaptığımız tespitlerle anlaşılmıştır. Her ne kadar ilgili Kamu İdaresi ‘Kurumumuz tarafından düğün salonlarına herhangi bir destek verilmemekte olup, başvuru aşamasında sunulan teknik proje kapsamında gerçekleştirilen incelemelerde, yeme-içme tesisi olarak düğün salonu amacı ve ismi taşıyan ve gelin-damat odası ve benzeri mahal adlarıyla planlanan yatırımlar uygun görülmemektedir’ demiş olsa da, Malatya ve Elazığ ili Karakovan ilçesinde yapılan kimi yatırımların, düğün organizasyon hizmeti vermek amacıyla projelendirildiği yerinde yapılan incelemelerle anlaşılmıştır. Farklı illerden seçilen örneklem üzerinden yapılan incelemeyle elde edilen sonuçlar, bu kapsamda verilen desteklerin, politika belgelerine aykırılığını ve başvurucuların, desteğin amacına uygun olmayan faaliyet gösterdiğini açıkça ortaya koymakta olduğundan, verilen desteklerin IPARD Programı’na uygun bir anlayışla yalnızca kırsal turizmi destekleyecek şekilde kullanılmasının sağlanması gerekmektedir.”

TKDK BAŞKANI AKP’DEN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLMUŞTU

TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde Isparta’dan AKP milletvekili olmak için aday adayı olduğunu açıklamıştı. TKDK Başkanı Antalyalı, milletvekilliği aday adaylığını duyurduğu basın toplantısında, Isparta’ya 2 yılda 150 milyon TL destek sağladığını, bini aşkın kişiye istihdam sağladığını açıklamıştı. AKP’den milletvekili olmaya hayalini gerçekleştiremeyen Antalyalı, yeniden TKDK Başkanı olarak görevlendirildi.

KAYNAK: YUSUF YAVUZ
Bu Yazıyı Paylaşın