altinoz.com.tr

İdare Yargı Kararını Kendiliğinden Uygulamalıdır

T.C.
DANIŞTAY
İdari Dava Daireleri Genel Kurulu

Esas No : 2006/1321
Karar No : 2010/2160
Tarih : 09.12.2010

İÇTİHAT METNİ

İstemin Özeti : Manisa İdare Mahkemesinin 30.11.2005 günlü, E:2005/1114, K:2005/1273 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Şehnaz Gencay Karabulut’un Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı A. Y. Ö.’in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR :

Dava; … Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacının, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı için ilan edilen daimi statülü doçent kadrosuna Manisa İdare Mahkemesinin 6.6.2003 günlü, E:2002/1034, K:2003/569 sayılı iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle atanması yolundaki 25.07.2003 günlü başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Manisa İdare Mahkemesinin 21.9.2004 günlü, E:2003/1022, K:2004/829 sayılı kararıyla; davacının, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı için ilan edilen daimi statülü doçent kadrosuna atanmak istemiyle yapılan başvurunun reddedilerek bu kadroya başka birinin atanması yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açtığı davada Mahkemelerinin 6.6.2003 günlü, E:2002/1034, K:2003/569 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmesi üzerine davacının 25.7.2003 günlü dilekçe ile anılan karar uyarınca yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle mağduriyetinin giderilmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi sonucu bakılan davanın açıldığı, Mahkemelerince daha önce verilen iptal kararının davalı idareye tebliği üzerine, … Üniversitesi Öğretim Elemanı Kadrolarına Başvurma ve Görev Süresi Uzatım Kriterleri uyarınca anılan kadroya başvuruda bulunanların durumlarının kararda belirtilen şekilde yeniden değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi gerekirken, bu şekilde hareket edilmeksizin davacının başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.5.2005 günlü, E:2004/5536, K:2005/2473 sayılı kararıyla; Mahkemece verilen 6.6.2003 günlü, E:2002/1034, K:2003/569 sayılı iptal kararının davalı idareye 9.7.2003 tarihinde tebliğ edildiği, idarenin bu tarihten itibaren otuz gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirme yükümlülüğünün bulunduğu, henüz bu süre dolmadan, diğer bir anlatımla otuz günlük uygulanma süresi beklenmeden 25.7.2003 tarihinde davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru sonucunda mahkeme kararının yerine getirilmediğinden söz edilemeyeceği; öte yandan, mahkeme kararının uygulanmaması halinde, ilgili tarafından ya idare ya da ilgili kamu görevlisi aleyhine tazminat davası açılabileceği, yargı kararının uygulanmamasının iptal davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki önceki kararında ısrar edilmiştir.

Davalı idare, Manisa İdare Mahkemesinin 30.11.2005 günlü, E:2005/1114, K:2005/1273 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” kuralına yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında da, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” düzenlemesi yer almıştır. İdarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem ya da eylemde bulunması zorunluluğu Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olup, bu ilke karşısında idare, mahkeme kararlarını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamak zorundadır. Yargı yerince işin esası hakkında karar verilmesi halinde idarenin, bu kararın temyiz edilmiş olması veya kararın düzeltilmesi yoluna başvurmuşsa verilecek kararı beklemesi gibi bir seçeneği bulunmamaktadır.

Bir hukuk devletinde aslolan idarenin yargı kararını kendiliğinden uygulamasıdır. Ancak, davacının da yargı kararının uygulanması için idareye başvurabileceğinin ve bu başvurunun reddedilmesi halinde idare hukuku bakımından tek yanlı irade beyanı içeren ve ilgili hakkında hukuki sonuç yaratan bir işlem tesis edilmiş olacağından bu işleme karşı iptal davası açabileceğinin kabulü gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı için ilan edilen daimi statülü doçent kadrosuna atanmak istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddedilerek başka birinin atanması yolunda tesis edilen işlemin Manisa İdare Mahkemesinin 6.6.2003 günlü, E:2002/1034, K:2003/569 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu kararın gereğinin yerine getirilmesi istemiyle davacının yaptığı başvurunun ise cevap verilmemek suretiyle reddedildiği; öte yandan, Daire kararında otuz günlük uygulanma süresi beklenmeden davalı idareye başvurulduğu belirtilmiş ise de, idarenin kural olarak yargı kararının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda olmasının yanı sıra İdare Mahkemesince verilen iptal kararının temyiz incelemesi aşamasında da belirtilen kararın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, sonuç itibarıyla davacının yargı kararının uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Manisa İdare Mahkemesinin 30.11.2005 günlü, E:2005/1114, K:2005/1273 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 09.12.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.5.2005 günlü, E:2004/5536, K:2005/2473 sayılı kararı doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.