altinoz.com.tr

Trafik Kazaları Haksız Fiildir

T.C.
YARGITAY
Onyedinci Hukuk Dairesi

Esas No : 2014/19341
Karar No : 2017/2511
Tarih : 27.03.2017
KAVRAM:
  • İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI İSTEMİ
  • MANEVİ TAZMİNATIN TAKDİRİ
  • BİLİRKİŞİ RAPORLARININ ÇELİŞİK OLMASI
  • ADLİ TIP RAPORU
  • FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİNİN BELİRLENMESİ

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR :

Davacılar vekili, davalı … sevk ve idaresindeki ve mülkiyeti … A.Ş.’a …’a ait olan … plakalı aracıyla … Bulvarından seyir ile Müze Caddesi İstikametinden gelip … Caddesi istikametine doğru seyri sırasında … Caddesi … Belediyesindeki yaya geçidinden karşıdan karşıya yani … Mahallesi … Parkı önünden eski stadyum istikametine geçmekte olan yaya müvekkil … ve kucağındaki …’a aracının sağ ön tampon kısımları ile çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davalının tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, olay sebebiyle davalı tarafa kamu davası açıldığını ve Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/740 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kazaya karışan aracın … de zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olduğunu, müvekkillerinin olay sebebiyle maddi ve manevi olarak çöküntüye uğradıklarını, müvekkilleri … ve kızının uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, müvekkillerinin küçük kızı …’ın kaza sonrası beyin travması geçirdiğini ve kafatası kırığı oluştuğunuz ve kalıcı maluliyet meydana geldiğini belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müvekkil …’un maluliyeti için … TL, manevi tazminat olarak 70.000 TL; müvekkil … kendi yaralanması ile ilgili olarak … TL, çocuğunun geçirdiği manevi travma için … TL, müvekkil … için kızının geçirdiği kaza sebebiyle geçirdiği manevi travma için … TL tazminatın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiş, Şubat 2014 tarihli dilekçesi ile davacı küçük … için maddi tazminat talebini … TL olarak ıslah etmiştir ve kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiştir.

Davalılar … A.Ş. ile … vekili; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin davacı …’e çarpmadığını, beyaz renkli bir başka aracın çarptığını, müvekkilinin aracının da durmak için frene bastığını ve orta refüje çıktığını ve refüje fırlayan çocuğun üzerine çıktığını, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, küçük …’nın olaydan sonra hastanede hiçbir operasyon geçirmeden taburcu olduğunu ve hiçbir darp izi, çarpma izi bulunmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili; dava dilekçesinde belirtilen ve davaya konu kazaya karışan … plakalı aracın müvekkili … şirketi nezdinde 34322325 numaralı 09/08/2010-2011 tarihli sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bedeni zararlarda azami 175.000 TL ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Davalı … hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine,Davacı … için kendi yaralanması sebebiyle … TL, kızı …’un yaralanması sebebiyle … TL;Davacı … için kızı …’un yaralanması sebebiyle … TL;Davacı … için kendi yaralanması sebebiyle … TL olmak üzere toplam … TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … A.Ş.’den tahsili ile davacılara verilmesine, fazla talebin reddine, davacı … yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile, … TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda, kaza tarihi, kusur durumu, yaralanmanın niteliği ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına dair hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı anne … takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve manevi tazminat miktarı bu davacı için bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 Sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 Sayılı TBK. Bedensel Zarar madde 54), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu … İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(HGK. 2015/1661 karar sayılı ilamı)

Somut olayda, dosyada bulunan … İhtisas Dairesince düzenlenen Ağustos 2012 tarihli raporda davacı küçük …’ın beyin travmasına bağlı postarvmatik beyin hasarı, desteksiz oturmadığı, çevreye ilgisi az olduğu, beyin cerrahi, nöroloji ortaopedi ve göz uzanlarınca tedavisinin devam ettiği ve % … malül olduğu belirtilmiş, … Eğitim ve Araştırma hastahanesinin Mayıs 2014 tarihli raporunda ise küçük …’un desteksiz oturabildiği ancak yürümediği, bilişsel düzeyde orta seviyede gerilme olduğu, epilepsi nöbet ihtimali bulunduğu, ellerini kullanamadığı, %100 özürlü olduğu rapor edilmiştir. Dosya içinde davacı küçük …’un maluliyetine dair birbirine oransal olarak çok farklı, çelişkili iki rapor bulunmakta olup, … tarafından hazırlanan raporda tedavisinin halen devam ettiği de belirtilmektedir. Hal böyle olunca Mahkemece, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Kaybı ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun şekilde davacının maluliyet oranının tespitine dair ve önceki iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ve kurumca düzenlenen Ağustos 2012 taraihli raporu da tartışıp değerlendirecek şekilde … Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, davacı küçüğün maluliyet (geçici ve sürekli) derecesi ve oranının, iyileşme süresinin belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davacılar vekilince her ne kadar dava dilekçesi ile dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde sehven faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak talep edildiği açıklanarak kaza tarihinden itibaren faiz istenmiştir. Trafik kazaları haksız fiil olup, davalı sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği açıktır. Bu halde; davalı … ve … doğru görülmemiştir.

SONUÇ :

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, …, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre yaşı küçük davacı … yönünden talep edilen manevi tazminata dair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacılara iadesine, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.