altinoz.com.tr

Kimlik Kontrol Etme Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Ceza İçin Yeterlidir

T.C.
YARGITAY
Onüçüncü Hukuk Dairesi

Esas No : 2015/32842
Karar No : 2018/3096
Tarih : 14.03.2018
KAVRAM:
  • MUARAZANIN ÖNLENMESİ
  • KONTROL YÜKÜMLÜLÜĞÜ
  • İRADE SAKATLIĞI
  • CEZAİ ŞART

 

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

Davacı, hastane işlettiğini, davalı kurumca yapılan araştırmalar neticesinde, dava dışı kişilerin ölüm tarihinden sonra fatura edilen muayene ve tedavi kayıtları tespit edilmesi sebebiyle 30.000,00 TL cezai işlem uygulandığını, davacı şirketin ihmal ve kusurunun olmadığını, gerekli kontrollerin yapıldığını bu sebeplerle kesilen cezanın haksız olduğunu ileri sürerek, 17/01/2014 tarihli yazı ile uygulanan 30.000,00 TL cezanın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Medula sisteminin mernis sistemi ile entegre olduğu, TC kimlik numarasının girilmesi durumunda sistemin uyarı vermesi gerektiği, hastanede tedavi gören … A. Y. ve … isimli hastaların TC kimlik numaralarına göre muayene tarihlerinden önce ölü olduklarının anlaşıldığı, bu durumda da yapılan işlemlerde Medula sisteminin uyarı vermemesinin sistemden kaynaklı bir hata olduğu, bu sebeple uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, sağlık hizmeti sunucusu olan davacı hastanenin genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında ibraz edilen kimlik belgelerinin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol yükümlülüğü bulunup bulunmadığı ve bu yükümlülüğünün kapsamı noktasındadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle yasal mevzuata göz atılmalıdır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 71. maddesinde, “Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında ( acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra ) 67. maddenin üçüncü fıkrasında sayılan belgeleri ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek zorundadır. Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kendi adına bir başkasının sağlık hizmeti almasını veya kurumdan haksız bir menfaat temin etmesini sağlaması yasaktır. Bu fiilleri işleyenlerden kurumun uğradığı zararın iki katı kanunî faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilir ve ilgililer hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur.

Olay tarihinde yürürlükte olan Sağlık Uygulama Tebliği’nin ( SUT ) 3.1.2.maddesine göre; “Sağlık kurum ve kuruluşları, Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilerin müracaatı aşamasında ( acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra ) nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya verilmiş ise Kurum sağlık kartı belgelerinden biri ile kimlik tespiti yapacaktır. Kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu sebeple bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması sebebiyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır.” Taraflar arasında düzenlenen Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin 11.1.16. maddesinde, ”Faturaya dayanak oluşturan belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlediğinin tespiti halinde 10.000,00 TL’den az olmamak şartıyla işlem bedellerinin beş katı tutarında …işlem yapılır” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; Sağlık hizmeti sunucusu olan davacının, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında ( acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra ) nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya verilmiş ise Kurum sağlık kartı belgelerinden biri ile kimlik tespiti yapmak ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Dava dışı kişilerin tedavi ve muayene tarihi itibariyle ölü olan kişilerin kimliğini kullanarak davacı hastanede hizmet aldığı, kimlik kontrolü yapılmış olsa idi kolayca tespit edilebileceği, yine nüfus cüzdanındaki resimlerden de kimlik kartının başvuran kişiye ait olup olmadığının kolayca anlaşılabileceği, bunun için bir uzmanlığa gerek olmadığı, üçüncü kişilerin sahte nüfus cüzdanı kullanarak davacı kurum çalışanlarının iradelerinin sakatlanmasına da yol açmadıkları ve davacı kurumun kimlik kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davalı … zarara uğrattığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Hemen belirtmek gerekir ki zararın tazmini için kimlik kontrol etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi yeterli olup ayrıca kasıt unsuru aranmayacaktır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı kurum tarafından uygulanan cezai şartın yerinde olması sebebiyle davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı lehine BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.