İnebolu'da Mevzuat

İstikamet Neresi?

Haziran ayının sonunda, her 3 aylık dönemlerde olduğu gibi, Hazine Müsteşarlığı ülkemizin borç stoku rakamlarını açıkladı. Ne yazık ki bir süredir istikrar kazanan borç artışı, ara vermeden devam ediyor.

İSTİKAMET NERESİ?

Askerlik yapan herkes biliyor. Komutan bir şeye kızar, söylenir, komutu verir: “İstikamet sağınız.” “İstikamet solunuz.” Artık keyfine göre koşarsınız. Türkiye’nin borcunda da istikamet verilmiş, bir yere doğru koşuyoruz. Ama asıl dikkat edilmesi gereken, aslında bu istikametin kısa dönem işi olmaması. İstikamet çok önceden verilmiş, o istikamete doğru alkışlaya alkışlaya gidiyoruz.

Ben grafikleri hazırlarken 2000 yılının 4.çeyreğinden (dahil) 2017 yılının 1.çeyreğine (dahil) kadar olan süreyi aralık olarak aldım. Meşhur 2001 krizinin başlamasının hemen öncesi baz alınmalı ki, grafikler daha anlamlı olsun. Grafiğe konu olan rakamları buraya yazarak konuyu karmakarışık hale getirmenin bir gereği yok. Ayrıntısını merak eden bütün verilere Hazine Müsteşarlığı sayfasından ulaşabiliyor. Mesele görsel olarak istikametin nereye olduğunu gösterebilmek.

Baz alınan rakamların tamamı, ekmeği Türk Lirası ile aldığımız için Türk Lirası üzerinden. Yılların yanında yazan Ç1, Ç2, Ç3, Ç4 ise her yılın 1, 2, 3 ve 4.ncü çeyreklerini gösteriyor.

İÇ BORÇ

İç borç grafiği, grafiklerin en istikrarlı olanı. Sanki yatay gibi gözüküyor, ama 2000-2017 arası hep artmış. Bazı çeyreklerde çok az azalmalar olmuş. Aslında tam da birçoğumuzun cebinde yaşadığını gösteriyor. Hemen geçmişe dönüp düşünmeye başlayın. 2017’deki borcunuz 2000’deki borcunuzdan fazla değil mi? Siz değil deseniz bile, Türkiye’nin rakamları öyle demiyor. Grafiğe bakınca son 5 yıl yatay gibi geliyor, ama ağır ağır artmış ve neredeyse 2000 yılının 10 katına ulaşmış.

DIŞ BORÇ

Dış borç, iç borca göre daha dalgalı gözüküyor. Zaman zaman azalma eğilimi de göstermiş. Ama gelin görün ki bu azalma eğilimi sürekli olamamış ve yine neredeyse 2000-2017 arası 9-10 kat artış göstermiş. Son yıllardaki artış, her dönemkinden de ciddi gözüküyor. IMF’e tam olarak ne borcu veriyoruz, anlamak mümkün değil.

TOPLAM BORÇ

Geldik toplam borca. Toplam borç grafiğinin ortaya koyduğu bir sürü gerçek var aslında. Büyüyorsak bile borca dayalı olarak büyüyoruz. Para harcıyorsak bile başkasına ait paraları harcıyoruz. Grafik bir duvar gibi önümüzde duruyor, yazıcıdan çıktı almaya kalksak toner bitecek.

PEKİ İSTİKAMET NERESİ?

Hepimiz ev geçindiriyoruz, hepimiz bazen alacak peşine düşüyoruz, bazen borçlanarak devam ediyoruz. Hep öğreniyoruz. Şimdi öğrendiklerimizin üzerinden bir geçelim: Hangi borcu sonsuza kadar öteleyebiliyoruz? Hangi borcu sonsuza kadar çevirebiliyoruz? Hangi borcu biraz daha borçlanarak kapatabiliyoruz? Hangi borcun cefasını bizim için başkaları çekiyor?

Soruların cevabı istikametin nereye doğru olduğunu aslında gösteriyor. Bu borçlanmanın bir sonu var, ağır çekim ve aynı geminin içinde oraya doğru gidiyoruz. Şimdi bana kızsanız da.