altinoz.com.tr

İşe Başlayan İşçiden Senet Alınabilir

T.C.
YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi

Esas No : 2009/40045
Karar No : 2012/3124
Tarih : 13.02.2012
KAVRAM:
  • İŞÇİNİN İŞE GİRERKEN SENET İMZALAMASI
  • TEMİNAT SENEDİ
  • MENFİ TESPİT DAVASI

 

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Davacı vekili, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

A ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacılar vekili, davacılardan E.’un davalı şirkette satış elemanı olarak çalıştığını, işe başlamadan önce davalı şirket tarafından işe giriş şartı olarak boş bir senet yaprağına babası A. ile birlikte imzasının alındığını, bu belgenin teminat olarak alındığının belirtildiğini, ancak davacı E.’un davalı şirketin borçlularından yaptığı tahsilatları şirket kasasına yatırmamasından dolayı davalı şirketin teminat senedini kambiyo senedine dönüştürerek davacılar hakkında Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2005/8968 E. sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, ancak davacıların davalıya takip konusu 13.000.-TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadıklarını belirterek davacıların borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyet takip nedeniyle davalı aleyhine % 40’dan aşağı olmamak üzere tazminatın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

Asliye ticaret mahkemesine açılan dava görevsizlik kararı ile iş mahkemesine gelmiştir.

B ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacıların davayı kötü niyetle açtıklarını, davacı E.’un firmada çalışmaya başladıktan sonra firma borçlularından tahsil edip firmaya teslim etmesi gereken paraları teslim etmediğini, geri ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak şirketin davacıya güvenmemesi üzerine söz konusu senedin imzalandığını, davacı E.’un babası olan diğer davalı A.’nin de senede kefil olarak imza attığını teminat olarak alınmış bir senedin doldurulmasının söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, senedin düzenleniş amacına ilişkin iddianın kanıtlanmadığı, iddianın aksine davalı şirkette çalışan davacı E.’un davalı şirket adına tahsil ettiği bir kısım ürün bedellerini şirkete teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğu, bu durumun tespit edilmesi üzerine davacının bu parayı ödemeyi kabul ettiği ve dava konusu senedin düzenlendiği, ancak davalı şirketin davacıya güvenmemesi üzerine babası diğer davalının kefil olarak imzaladığı, senet karşılığının ödenmemesi üzerine de icra takibi yapıldığı, dava konusu senedin teminat senedi olmadığı, davacı E.’un uhdesinde kalan paraları geri iadesini temin amacı ile düzenlendiği, davacıların şirkete borçlu oldukları, borç miktarının görevsiz mahkemede hesaplandığı, senedin teminat senedi olduğunun yazılı deliller kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D ) Temyiz:

Davacılar vekili, teminat senedi olduğunun kanıtlandığını, ayrıca düzenleme tarihinde davacının uhdesinde para bulunmadığını, gerek davalının ve gerekse bilirkişi tespiti ile iddia edilen mal bedellerinin Eylül 2005 tarihinden sonra gerçekleştiğini, üstelik davalının belirttiği alacağının 8.782,19.-TL olduğunu belirttiğini, bilirkişinin 9.635,55.-TL tespit ettiğini, sonrada doldurulan senette ise miktarın 13.000,00.-TL olduğunu, buna göre davanın kısmen kabulü gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

E ) Gerekçe:

Kural olarak senet sebepten mücerrettir. Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir.

İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır. Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu nedenle İş Hukuku’nda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir.

İşçiden teminat olarak alınan senet sebebiyle işçinin borcu, işverene verdiği zarar miktarı ile sınırlıdır. Zararı işveren ispatlamalıdır. Teminat niteliğinde alınan bu senetler işverenin zararını kanıtlamadığı sürece geçersiz sayılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta davacılar icra takibine konu edilen 13.000,00.-TL miktar içeren senedin işe girerken alındığını, davalı ise davacı E.’un firmada çalışmaya başladıktan sonra firma borçlularından tahsil edip firmaya teslim etmesi gereken paraları teslim etmediğini, geri ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak şirketin davacıya güvenmemesi üzerine söz konusu senedin imzalandığını, davacı E.’un babası olan diğer davalı A.’nin de senede kefil olarak imza attığını teminat olarak alınmış bir senedin doldurulmasının söz konusu olmadığını savunmuş, Ticaret Mahkemesi görevsizlik kararında açıkça senedin teminat senedi olduğunu, iş ilişkisi nedeni ile verildiğini gerekçe yapmıştır.

İcra takibine konu edilen senet 01.08.2005 tanzim ve 05.09.2005 vade tarihli olup, senedin içeriğinden “..şirketten beğenip mübaya ve tesellüm eylediği mal bedeli borcundan” dolayı verildiği, bu nedenle sebepten mücerret de olmadığı, davalı işverenin zararına neden olduğu belirtilen davacı işçinin tahsil ettiği paraların ise senedin tanzim edildiği tarihten sonra gerçekleştiği, dolayısı ile savunulduğu gibi senedin tanzim edildiği tarihte davalının doğan bir zararının olmadığı, senedin açıkça davacıların iddiası ve görevsiz Ticaret Mahkemesi’nin gerekçelendirdiği gibi teminat senedi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı işçiden teminat olarak alınan senet sebebiyle işçinin ve kefilin borcu, işverene verdiği zarar miktarı ile sınırlıdır. Davalı savunmasında davacı işçinin tahsil ettiği ve kendisine vermediği zararının 8.782,19.-TL olduğunu belirtmiş, bilirkişi de tahsil edilen ve davalıya ödenmeyen davalı alacağının 9.635,55.-TL olduğunu tespit etmiştir. Takibe konulan ve teminat niteliğinde olan senet 13.000,00.-TL miktar içermektedir. Davacıların davalıya saptanan zarara göre borcu bu kadar bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne ve davalının beyan ettiği zarar mahsup edildikten sonra kalan miktardan davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.