Bahşişin Vergisi

Geçen gece İnebolu’da bir işletmede, çalışanlar kendi aralarında münakaşa ediyorlar, işletme sahibi de gülerek tantanayı seyrediyor. Çalışanlar arasındaki sorun bırakılan bahşişlerden kaynaklanıyor. Senin payın şu olmalı ben şunu almalıyım diye. Neyse ki “Devlet” oralarda değildi. Yoksa % 15’i de benim deyip, herkesin hevesini kursağında bırakabilirdi.

Bundan bir kaç yıl önce Yeni İnebolu Gazetesi’nde yayımlanan bir makalede bu durumu şöyle anlatmışım:

Malum “Turizm Cenneti” İnebolumuzun bir aylık yaz mevsimi var. Çarşı esnafının para kazanabildiği süre de zaten budur. Diğer zamanlar en iyi ihtimalle olsa olsa ucu başına denk geliyor, ki birkaç yıldır bundan bile bahsetmek mümkün değil.

Yaz mevsiminden umduğumuzu bulamasak bile Ramazan ve bayram sebebiyle, dışarıdan gelen konuk sayısındaki artışla birlikte, hizmet sektöründe de bahşiş uygulamasına rastlandığı görülüyor. Bu hafta hizmet sektöründeki bir işletmemizin çalışanlarından biri, başka bir vesileyle yanıma geldiğinde gülerek “Abi, müşteriler hesabı öderken bahşiş bırakıyorlar, bu da vergiye tâbi mi?” diye sordu.

Cevabı ve açıklamasını duyunca da “Bir yaşıma daha girdim.” diye söylenerek gitti. Çünkü sorunun cevabı “Evet” ti.

BAHŞİŞ VERGİYE TÂBİ

Evet, pırlantanın vergisinin % 0 olduğu ülkemizde alınan bahşiş bile vergiye tâbi. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61.maddesinde ücretin ne olduğu açıklanırken, “…..para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” deniliyor. Devamında da “Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, zam,avans………..ve başka adlar altında ödenmiş olması………. onun mahiyetini değiştirmez.” ifadesi yer alıyor.

Yine aynı Kanun’un 94.maddesinde de “Hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri ile 61.maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yazılı.

KESİNTİYİ İŞYERİ SAHİBİ YAPACAK

Hal böyleyken mesele gayet net: Hesap üstü olarak alınmadan bırakılan, bahşiş kutusuna atılan ve çalışanlar arasında paylaştırılan bahşişlerin personele dağıtılması sırasında işyeri sahipleri % 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapıp, bunu devlete beyan edip, yaptıkları kesintiyi de bir güzel ödemek zorundalar.

Yani pırlantayı vergilemekten kaçınan sistem, bahşişin vergisini kimin keseceğini, nasıl kesilip, nasıl beyan edileceğini ve nasıl ödeneceğini ayarlamış.

ÇIKIŞ YOLU

Verilen bahşişi vergileyeceğim diye tutturacak bir işyeri sahibine denk gelmedim daha İnebolu’da. Umarım denk de gelmem. O zaman çıkış yolu belli:

Hani siz odayı gösterdiniz, hani müşteri de size bahşiş verdi ya, o da sizin cebinize kaldı ya, onu zaten biz görmedik, işletme duymadı, siz de hatırlamıyorsunuz. Madem pırlanta gibi değerli şeylerden vergi alınmasa da oluyor bu ülkede, sizin emeğiniz de bir o kadar değerlidir.

Bu Yazıyı Paylaşın