altinoz.com.tr

Avrupa Sahiden Bizi Kıskanıyor mu?

Dünyanın en pahalı etini yiyen Türk halkı, yılda 182 kilogram buğday, 118 kilogram domates, 140 kilogram da ekmek tüketiyor…

Türkiye ekmek, meyve ve sebze ile besleniyor. Türk halkının yıllık gıda tüketimlerine ilişkin bir açıklama yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’de en çok buğday ve domates tüketildiğini bildirerek, “Kişi başına yıllık tüketimimiz buğdayda 182,9, domateste 118,6 kilogramı buluyor. Türkiye’de yıllık kişi başına Avrupa ülkelerinin 3 katına yakın 140 kilogram ekmek tüketiliyor. Buğday ve domatesi 52,3 kilogramla patates, 43,3 kilogramla karpuz, 36,2 kilogramla et, 30 kilogramla yoğurt, 26,3 kilogramla üzüm, 26,2 kilogramla şeker, 25 kilogramla içme sütü izliyor” dedi.

TÜRK HALKI TAHIL VE SEBZEYLE BESLENİYOR

Nüfusu 80 milyonu bulan Türkiye’nin 5 milyon sığınmacı ve yabancıyı da barındırdığını dile getiren Bayraktar, bu rakamlara 40 milyona yakın turistin de eklenmesiyle tahıl, meyve ve sebze tüketiminin önemli boyutlara ulaştığına dikkat çekti. 2015-2016 döneminde Türkiye’de kişi başına sebze tüketiminin 280 kilograma, meyve tüketimin ise 140 kilograma yakın olduğunu bildiren Bayraktar, bunun dışında 200 kilograma yakın tahıl, 14,2 kilogram kuru baklagil, 9,5 kilogram pirinç, 52,3 kilogram patates tüketildiğini kaydetti.

ZEYTİNYAĞI, TEREYAĞI VE BALDA TÜKETİM ORANLARI OLDUKÇA DÜŞÜK

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre kişi başına yıllık tüketim biberde 23,7, elmada 23, kuru soğanda 21, salatalıkta ve kavunda 19, peynirde 16,5, portakalda 15,8, mısırda 13,1, yumurtada 11, pirinçte 9,5, ayranda 9, patlıcanda 8,8, lahanada 8,4, su ürünlerinde 7,8, taze fasulyede 7,1, mandalinada 6,9, şeftalide 6,6, muzda 5,6, havuçta 5,2, nohutta 5,2, zeytinde 4,2, çayda 3,5, dondurmada 3, zeytinyağında 1,9, tereyağında 1,5, balda 1,1 kilogramı buluyor.

YILDA 22 MİLYON TON SEBZE, 11 MİLYON TON MEYVE TÜKETİYORUZ

Toplam tüketim rakamlarının ise sebzede 22 milyon tonu, meyvede 11 milyon tonu aştığını belirten Bayraktar, “Yıllık tüketim tahılda 15,7, patateste 4,1, ayçiçeğinde 2,06, şekerde 2,06, soyada 1,15, kuru baklagillerde 1,12, pamuk çiğidinde 1,1 milyon ton, pirinçte 750, kolzada 430 bin ton. Bunların dışında Türkiye’de yıllık 2,85 milyon ton et, 870 bin ton yumurta, 700 bin tonu aşkın ayran, 90 bin ton dolaylarında bal tüketiliyor. Tahminlere göre, sanayi dışı üretim dahil yaklaşık 2,35 milyon ton yoğurt, 2 milyon tona yakın süt, 1,3 milyon ton peynir, 120 bin ton tereyağı tüketimi var. Yoğurt, süt, peynir, tereyağı gibi ürünlerde kayıt dışı üretim de hayli fazla. Kayıtlı sanayi üretim rakamları bu ürünlerde gerçek tüketimin yarısını ancak buluyor” dedi.

ET TÜKETİMİ AVRUPA’NIN YARISINDAN AZ

Türkiye’de tahıl, meyve ve sebze tüketim miktarların yüksek olduğunu, buna karşın içme sütü, et ve et ürünlerinde tüketim rakamlarının gelişmiş ülkelere göre düşük kaldığını vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tahıl, meyve ve sebzede tüketimimiz hayli fazla. Buğday tüketimimiz Avrupa ortalamasının iki katına yaklaşıyor. Türkiye’de ekmek tüketimi kişi başına 140 kilogramı buluyor. Çoğu Avrupa ülkesinde bu rakam 50 kilogram civarında. Sebze tüketimimiz Avrupa’nın iki katı. Meyve tüketiminde de Avrupa’nın önündeyiz. 36,2 kilogram olan yıllık kişi başına et tüketimimiz yetersiz. Et tüketimi Bangladeş, Hindistan gibi ülkelerde yıllık kişi başına 4 kilogramlara kadar düşerken, Avustralya, Kuveyt, ABD gibi ülkelerde 110-120 kilogramı buluyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi Avrupa ülkelerinde 80-90 kilogramlar civarında seyrediyor.”

ÜÇ YANIMIZ DENİZ AMA BALIK TÜKETİMİNDE DÜNYA ORTALAMASININ YARISINDAYIZ

Bayraktar, “Su ürünleri tüketimi dünyada 16-17, Avrupa Birliği’nde 23, Güney Kore’de 60, Japonya’da 70, İzlanda’da 90, Maldivler’de 139 kilogramı bulurken, Türkiye’de 7,7 kilogramda kalıyor. Süt ürünleri tüketimimiz gayet iyi durumda. Yalnız içme sütünde gerideyiz. İçme sütü tüketimi İtalya, Fransa gibi ülkelerde 60-70, İngiltere’de 100, Finlandiya’da 139 kilograma ulaşırken, ülkemizde 25 kilogramı ancak buluyor. Öncelikle içme sütü, et, su ürünleri tüketimimizi artırmamız gerekiyor. Üç tarafı denizlerle çevrili iki yarımadadan oluşan ve 4 denize kıyısı olan ülkemizin balık tüketimin dünya ortalamasının yarısında kalması bize yakışmıyor.” dedi.

“ÇİFTÇİMİZ ZOR ŞARTLARDA ÜRETİM YAPIYOR”

“Bu kadar ürünü üretmek o kadar kolay mı?” diye soran Bayraktar, “Çiftçimiz, gecesini gündüzüne katarak, yağmur, çamur, kar, kış, sıcak demeden doğal afetlerle mücadele ederek üretiyor, halkımız da tüketiyor. Zor şartlarda, girdi maliyetlerine rağmen üretim yapan, tarlasında kalan çiftçimizin kıymeti bilinmeli. Girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, yapısal sorunlar çözülmeli ki çiftçimiz üretimini sürdürebilsin” diye konuştu.

Kaynak: Odatv.com-Yusuf Yavuz